Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ende" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ende ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ende olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ende olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİŞLİRENDE
PARAKENDE, PERAKENDE, KABARENDE, ELİMSENDE, FÜRUZENDE
PERGENDE, PESVENDE, PÜSVENDE, RAHŞENDE, ŞERMENDE, GÜLBENDE, TEKRENDE, TEVGENDE, DİRGENDE
ELBENDE, PAYENDE, DARENDE, ÖVRENDE, GEÇENDE, HANENDE, ÖĞRENDE, NİYENDE, NAZENDE, ÖĞLENDE, SERENDE, PERENDE, ŞAHENDE, TÜRENDE, TABENDE, GÜVENDE, SAZENDE, GÖZENDE, GÖRENDE, GEZENDE, GEVENDE, BİLENDE, EYRENDE, ERYENDE, DERENDE, ELMENDE, EFGENDE
ÜRENDE, ÖRENDE, ÖLENDE, İRENDE, İLENDE, ERENDE
MENDE, SENDE, KENDE, ŞENDE, HENDE, RENDE, BENDE
ENDE
ENDE
İşte,orada. O. Elindeki.
ELİMSENDE
Çocukların birbirine el değdirerek diğer arkadaşını ebe yapma amacıyla oynadıkları bir oyun.
GÜLBENDE
"Gül benim elimdedir" anlamında kullanılan bir isim".
TEVGENDE
İşsiz, başıboş.
FÜRUZENDE
Yanıcı, yakıcı. Parlatan, parlayın, aydınlatan.
DİŞLİRENDE
Marangozculukta kaplamalarda kullanılan ve bıçağı dişli olan rende. (Aksaray Niğde) (dişi) : (Mudurnu Bolu).
RAHŞENDE
Parıldayan, parıldayıcı.
DİRGENDE
Çatal.
TEKRENDE
Tığının üzerinde hiç bir eklenti bulunmayan basit rendeleme aracı.
PARAKENDE
Antalya şehrinde, Taşağıl bucağına bağlı bir yer.
PESVENDE
Döküntü, artık. Yapılan bir işin eksik kalan yanları.
ŞERMENDE
Utangaç, çok utanan, mahcup.
PERGENDE
Çektiri sınıfından bir tür savaş gemisi.
PERAKENDE
Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.
PÜSVENDE
Kırık dökük, işe yaramaz.
KABARENDE
Tığının kesici ağzı dışbükey eğmeçli olan ve kalın talaş çıkaran rende.
Bu bölümde tanımı içerisinde ENDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENZERLİK
Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
BEŞLİ
Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.
BEN
Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.
ASİMİLASYON
Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.
AMFİBYUMLAR
Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BASBAYAĞI
Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi. Alışıldığı üzere.
ANİLİN
Benzenden türeyen bir amin.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
BİRUN
Osmanlı sarayında Harem dairesinin ve Enderun'un dışında kalan bölüm.
BAKKAL
Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse. Bu maddelerin satıldığı dükkân.
CENDERELEŞME
Cendereleşmek işi.
AĞITLAMA
Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
BENDEHANE
Bendenin, kölenin evi.
ALESSABAH
Sabah erkenden.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.