Kelimeler arşivi içinde; başında "em" olan, toplam 396 adet kelime bulunmaktadır. em ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu em ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde em olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
EMİRLERYENİCESİ, EMÜLSİYONLAYICI
EMBRİYOGENEZİS
EMBRİYOLOJİST, EMEKLENDİRMEK, EMNİYETSİZLİK, EMPROVİZASYON, EMZÜYHLENMEYH
EMBOLİFORMİS, EMBRİYOBLAST, EMBRİYOGENEZ, EMBRİYOLOJİK, EMBRİYONELİS, EMDİREBİLMEK, EMERBOŞALTIM, EMPRENYELEME, EMPRESYONİST, EMPRESYONİZM, EMREDEBİLMEK, EMZİREBİLMEK
EMANETÇİLİK, EMASKÜLATÖR, EMBRİYOGENİ, EMBRİYOLOJİ, EMBRİYOPATİ, EMBRİYOTOMİ, EMDİREBİLME, EMEKÇİLEŞME, EMENKÖMENCİ, EMİLEBİLMEK, EMİRAŞIKLAR, EMİRDASTARI, EMİRÜLÜMERA, EMPERYALİST, EMPERYALİZM, EMREDEBİLME, EMREMSULTAN, EMSALSİZLİK, EMÜLSİFİYER, EMZİREBİLME
EMASİASYON, EMBELLEMEK, EMBRİYOFOR, EMBRİYOLOG, EMBRİYONEL, EMBRİYOTOM, EMEKTARLIK, EMENDİRMEG, EMENDİRMEK, EMİLEBİLME, EMİNEFENDİ, EMİNENSİYA, EMİNPINARI, EMİRAZİZLİ, EMİRBERLİK, EMİRCEOĞLU, EMİRFAKILI, EMİRHACILI, EMİRHAYDAR, EMİRİNKÖYÜ, EMİRSULTAN, EMİSSARYUM, EMİŞBELENİ, EMİŞDİRMEK, EMİŞTİRMEK, EMİŞTÜRMEK, EMLAKÇILIK, EMNİYETSİZ, EMPERMEABL, EMPREZARYO, Devamını Oku »»
EMANASYON, EMANULLAH, EMAYELEME, EMAYLAMAK, EMBELEŞİK, EMDİRTMEK, EMEBİLMEK, EMEDENNEN, EMEKÇİLİK, EMEKLEMEK, EMEKLİLER, EMEKLİLİK, EMENEŞGEN, EMENEŞKEN, EMERETSİZ, EMERGİNAT, EMETULLAH, EMİCEKLİK, EMİCİKILI, EMİLGATİL, EMİNCELER, EMİNELLER, EMİRBENİM, EMİRDOĞAN, EMİRHALİL, EMİRHİSAR, EMİRİLYAS, EMİRORMAN, EMİRSEYİT, EMİRUŞAĞI, Devamını Oku »»
EMALİKEN, EMANETÇİ, EMANETEN, EMARECİK, EMAYLAMA, EMBEDİNG, EMBOLİZM, EMBRİYON, EMCEKLİĞ, EMDİRMEK, EMDİRTME, EMEBİLME, EMEKLEME, EMEKÜLÜS, EMELİYET, EMERBORU, EMERETLİ, EMERGENS, EMERTROP, EMİCİKÖK, EMİNAÇMA, EMİNEKİN, EMİRALEM, EMİRBAĞI, EMİRGAZİ, EMİRHACI, EMİRMUSA, EMİRNAME, EMİROĞLU, EMİRÖREN, Devamını Oku »»
EMAYELİ, EMBATES, EMBELEK, EMBESİL, EMBİLAĞ, EMBOLİK, EMBOLUS, EMBOLÜS, EMBRİYO, EMCELLİ, EMDİRİK, EMDİRME, EMDOSTU, EMEDANI, EMEDENE, EMEDENİ, EMEGÜLÜ, EMEKSİZ, EMEKTAR, EMELCİK, EMELEYA, EMELİYE, EMENKÖY, EMENLER, EMENMEG, EMENMEK, EMESKEN, EMEYSİZ, EMİKDAŞ, EMİLCAN, Devamını Oku »»
EMAÇER, EMANET, EMARET, EMBELİ, EMBİCİ, EMBİLE, EMBOLİ, EMECAN, EMECEN, EMECİK, EMECÜK, EMEÇER, EMEGAN, EMEGEN, EMEGÜL, EMEĞEN, EMEĞİL, EMEĞRA, EMEKÇİ, EMEKLİ, EMELEK, EMELLİ, EMELYA, EMENCE, EMENET, EMENLİ, EMENNA, EMERCE, EMERET, EMERÜK, Devamını Oku »»
EMAME, EMARE, EMAYE, EMBEL, EMBER, EMCEK, EMCET, EMCİK, EMCİN, EMÇEK, EMECİ, EMELE, EMEME, EMERE, EMESE, EMEŞE, EMETE, EMETİ, EMEZE, EMGEÇ, EMİCE, EMİCİ, EMİNA, EMİNE, EMİTE, EMLAK, EMLEK, EMLER, EMLİG, EMLİH, Devamını Oku »»
EMAN, EMAY, EMBE, EMCE, EMCİ, EMÇE, EMÇİ, EMEÇ, EMEK, EMEL, EMEN, EMER, EMET, EMGE, EMİK, EMİM, EMİN, EMİR, EMİŞ, EMİT, EMİZ, EMLİ, EMME, EMMİ, EMRE, EMRİ, EMTİ, EMUM, EMZE
EMA, EME, EMİ, EMO, EMS, EMÜ
EM
EM
İlaç, merhem.
EMİRLERYENİCESİ
Bursa şehrinde, Zeytinbağı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EMZÜYHLENMEYH
Bulutların, yağmur yağacak biçimde olması.
EMPROVİZASYON
Doğaçlama.
EMBRİYOGENEZ
Embriyonun oluşma ve gelişme süreci. Embriyogeni. Embriyonun oluşma ve gelişme süreci, embriyogeni.
EMDİREBİLMEK
Emdirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
EMERBOŞALTIM
Bir kaptaki sıvıyı ters "U" biçimindeki bir boru ile hava basıncından yararlanarak daha düşük düzeydeki bir başka kaba aktarma.
EMNİYETSİZLİK
Güvensizlik.
EMBRİYONELİS
Embriyoyla ilgili olan.
EMBRİYOLOJİK
Embriyoloji ile ilgili.
EMBRİYOLOJİST
Yumurtanın döllenmesi için gerekli olan koşulları sağlayan, ileri derecede laboratuvarlarda eğitilmiş, aynı zamanda embriyonun büyümesi, gelişmesi, olgunlaşması ve korunması hususunda uzmanlaşmış kişi.
EMBRİYOGENEZİS
Embriyoda organogenezis ve farklılaşmanın biçimlendiği dönem. Bu dönemde embriyo döl yatağına implante olur.
EMÜLSİYONLAYICI
Emülsifiyer.
EMEKLENDİRMEK
Yormak, zahmete sokmak.
EMBOLİFORMİS
Tıkaç biçiminde olan.
EMBRİYOBLAST
Ektoderm hücrelerinin oluşturduğu iç hücre kitlesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde EM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACEMLEŞME
Acemleşmek durumu.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ACEMLEŞTİRME
Acemleştirmek işi.
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
ACEMİLEŞME
Acemileşmek durumu.
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.