Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ana" olan, toplam 410 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ana ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ana olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KIRMIZILAHANA
EĞERCEMAYANA, SAMPRASARANA
DOKUNMABANA
DIRAMUDANA, KARALAHANA, BARDELHANA, BEYTUFHANA, CAYIRTDANA, CIZIRTDANA, DIRANKDANA, DİNDİNKANA, GOYAMACANA, GOZURTDANA, TEMBELHANA, YEMEYHHANA, YUKARIDANA
BAŞLAHANA, MARİHUANA, PIRAZVANA, ABDASHANA, ANDERHANA, AŞAĞIDANA, BEZİRHANA, CAHCAHANA, ÇABIKÇANA, DADILHANA, DURURKANA, HIPPATANA, HIRPADANA, HUBİLGANA, INGILDANA, KARGAŞANA, MANSIMANA, MAPISHANA, MARSIMANA, MEMİŞHANA, MERÇEMANA, PRAKARANA, SEYİSHANA, ŞARAKMANA, ŞARAPKANA, TOYLAHANA, YAVAŞCANA
AYVADANA, DAMACANA, KADINANA, KARAVANA, PARAVANA, BÜYÜKANA, AYAZMANA, AYVIDANA, BEZİRANA, CANIMANA, CIRTDANA, DABAHANA, DIRAĞANA, EHSIRANA, EZZAHANA, GELİNANA, GİLİMANA, GÖZEBANA, HAPADANA, HARAFANA, HARAVANA, HATUNANA, İNDİYANA, KADAHANA, KALADANA, KARADANA, KARAĞANA, KAYINANA, KIRAVANA, KOLAPANA, Devamını Oku »»
ALAMANA, BANDANA, BARHANA, HAYMANA, İKEBANA, KAMPANA, KAYGANA, KAYNANA, MANCANA, TANTANA, TARHANA, TIRPANA, ZARGANA, ACABANA, AHACANA, ALADANA, ALİMANA, ANATANA, ARABANA, ARAFANA, ARAHANA, ARICANA, ASITANA, BAKRANA, BERHANA, BEŞDANA, BEŞHANA, BOSTANA, BOYHANA, CANCANA, Devamını Oku »»
BADANA, BOYANA, ÇATANA, DİFANA, İGUANA, KABANA, KOFANA, LAHANA, MİZANA, MURANA, MÜDANA, PİRANA, SAVANA, SÜTANA, TÜVANA, ZIVANA, AHDANA, AKCANA, ANDANA, ANKANA, ARGANA, ARSANA, ARVANA, ASDANA, AŞGANA, AŞĞANA, AŞHANA, AŞKANA, AVRANA, AVSANA, Devamını Oku »»
ABANA, ADANA, AFANA, AHANA, AKANA, ANANA, AŞANA, AVANA, BHANA, İLANA, KOANA, ZAANA
BANA, CANA, DANA, KANA, MANA, SANA, VANA, ÇANA, GANA, HANA, LANA, NANA, PANA, RANA, ŞANA, TANA, YANA
ANA
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
DİNDİNKANA
İltihaplı yaraları deşmek için kullanılan iri yapraklı, sinirli bir ot.
SAMPRASARANA
Bir selenli ile bir abanık yanyana bulunduğu vakit selenliin bir açınığa dönmesinden ibaret ses olayı.
EĞERCEMAYANA
Lohusa kadınlara, sancılarını dindirmek için, kaynatılıp suyuna şeker koyularak içirilen kokulu bir otun tohumu.
DIRAMUDANA
Bir rüzgâr türü.
DOKUNMABANA
Kanser.
KIRMIZILAHANA
Rengi kırmızı olan bir tür lahana.
CIZIRTDANA
Bir şeyin birdenbire ince bir sesle yırtılması (hk.).
GOYAMACANA
Sanki, güya.
CAYIRTDANA
Yırtılma anında çıkan sesi anlatır.
TEMBELHANA
Tembel yuvası.
KARALAHANA
Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana.
BEYTUFHANA
Yetimhane.
DIRANKDANA
Şiddetli ve sesli çarpışı anlatır.
GOZURTDANA
Yellenme.
BARDELHANA
Genelev.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
AÇIKÇI
Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.
ACAYİPLEŞMEK
Başkalaşmak, yadırganacak bir duruma gelmek.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AÇKICI
Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACAYİPLEŞTİRMEK
Yadırganacak bir duruma getirmek.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ADAKLIK
Adak adanan yer. Adak olarak ayrılmış (hayvan).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ACİBE
Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇIKLAYAN
Açıklanan.