Kelimeler arşivi içinde; başında "şemi" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. şemi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu şemi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şemi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ŞEMİKLENMEK
ŞEMİKLİ, ŞEMİNUR
ŞEMİLE, ŞEMİME
ŞEMİK, ŞEMİM
ŞEMİ
ŞEMİ
Kadınların başlarına bağladıkları yazma. Mumla, ışıkla ilgili, ışıklı. Mum yapan veya satan kimse.
ŞEMİLE
Ekşimsi, küçük kavun.
ŞEMİKLENMEK
Katılaşmak, sertleşip kıkırdak durumunu almak, kabuklanmak, damarlı, sinirli olmak : Çağlalar şemiklendi.
ŞEMİME
Güzel kokan, güzel kokulu.
ŞEMİKLİ
1.Kuru, dayanıklı odun. 2.Sertleşmiş, kabuklanmış.
ŞEMİK
1.Ayak bileği kemiği. 2.Topuk kemiği. 3.Eklem. 4.Sinir, damar. 1.Kuru asma dalları. 2.Asma fidanı. Topuk kemiği. Ayakların iki yanındaki kemik çıkıntısı (Çayağzı). Pencere çerçevesini oluşturan kısımlardan herbiri. (Yalvaç Isparta).
ŞEMİM
Güzel kokan, güzel kokulu.
ŞEMİNUR
Mum ışığı, mum aydınlığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAĞŞAK
Eskimiş, gevşemiş, dağılmaya yüz tutmuş (eşya, yapı).
FASFAS
Kaba yumuşak bir cisme basıldığında çıkan ses: Odayı Isparta halıları ile döşemiş, basdıkça ayaklar fasfas gömülüyor. Birdenbire kabarmayı anlatır.
VICIK
Sulanarak kıvamı gevşemiş, yumuşamış.
İSKEMİ
Sandalye. İskemle, sandalye. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.
LAÇKA
Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması. Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş.
GIYNEŞMAK
Hareket etmek, kımıldamak. Yapmak: Ben o işi gıyneşemiyorum.
DÖŞEMLİ
Döşemi olan.
KAGRUK
Eskimiş, gevşemiş, yıkılmağa yüz tutmuş eşya, yapı.
ÇILKIDIR
Vücudunun etleri gevşemiş kimse: Hastalıktan kalkmış vücudu cıvımış, çılkıdır bir şey olmuş. Amasya ilinde, Taşova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÖŞEMSİZ
Döşemi olmayan.
GAHŞAK
Gevşemiş, yıpranmış, şekli bozulmuş şey.
ÇENDÜRÜK
Gevşemiş et parçası.
GEVŞEK
Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan. Cansız, hareketsiz, iradesiz. İlgisiz, kayıtsız bir biçimde.
HAVAİIK
Döşemin açık hava ile ilgisini sağlayan boru.
ANIL
Amaç, erek. Bellek, hafıza. Usul, kaide: Anılı bilinmiyen iş yapılmaz. Ondan, onun için: Annem yolladı da anıl geldim. Yavaş, ağır: Anıl git, yetişemiyorum. Anılmak. Yavaş, ağır. "Adın her zaman anılsın" anlamında kullanılan bir isim. Diyarbakır ilinde, Hani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli ili, Çemişgezek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAGŞAK
Eskimiş, gevşemiş, yıkılmağa yüz tutmuş eşya, yapı.
GANGULDAK
İhtiyarlıktan titreyerek yürüyen insan ya da hayvan. Ek yerleri gevşemiş, bozulmuş, eşya.
KANALİZASYON
Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan sistem, lağım döşemi, şebeke.
KAĞAŞAK
Eskimiş, gevşemiş, yıkılmağa yüz tutmuş eşya, yapı.
KAVLAK
Kabuğu dökülmüş. Güneşten derisi soyulan (kimse). Yer altı boşluklarının tavan ve yan duvarlarında bulunan gevşemiş veya düşebilir kaya parçası.