ŞEMS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "şems" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. şems ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu şems ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde şems olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ŞEMSETTİNKÖY, ŞEMSİYECİLİK

11 harfli kelimeler

ŞEMSİYEÖRTÜ

10 harfli kelimeler

ŞEMSİYELİK

9 harfli kelimeler

ŞEMSETTİN, ŞEMSİNİSA, ŞEMSİYECİ

8 harfli kelimeler

ŞEMSAMER, ŞEMSAVER, ŞEMSİFER, ŞEMSİLER, ŞEMSÜNİS

7 harfli kelimeler

ŞEMSİYE

5 harfli kelimeler

ŞEMSE, ŞEMSİ

4 harfli kelimeler

ŞEMS

Bazı kelimelerin anlamları

ŞEMS

Güneş.

ŞEMSAVER

Ayçiçeği.

ŞEMSİFER

Güneşin aydınlığı, parlaklığı.

ŞEMSAMER

Yerelması.

ŞEMSÜNİS

Şemsünis, Diyarbakır'da bir yer adı.

ŞEMSETTİN

Dinin güneşi, dinin insanlara verdiği aydınlık. Kocaeli şehrinde, Hereke bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞEMSİLER

Şemsiler, Diyarbakır'da bir yer adı. İzmir kenti, Kiraz belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ŞEMSİ

İçki dağıtan. Şemsiye. Güneşle ilgili. Güneşle ilgili, güneşe özgü.

ŞEMSETTİNKÖY

Ankara kenti, Hasayaz bucağına bağlı bir bölge. Van kenti, Özalp belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ŞEMSİYE

Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya, güncek. Genellikle plajlarda, bahçelerde kullanılan büyük güneşlik. Aynı noktadan çıkan eşit uzunluktaki sapçıkların ucunda bulunan çiçek topluluğu.

ŞEMSİYECİLİK

Şemsiyecinin işi veya mesleği.

ŞEMSİYEÖRTÜ

Dört yüzlü çatı. (Celiptaş Yalvaç Isparta).

ŞEMSİNİSA

Kadınların güneşi.

ŞEMSİYECİ

Şemsiye yapan, satan veya onaran kimse.

ŞEMSE

Yazma kitapların cildine, baş sayfalarının üst bölümüne veya kumaşlara, kapı, pencere vb. yerlere işlenen veya çizilen güneş biçiminde süs.

ŞEMSİYELİK

Şemsiye koymaya yarayan, altında şemsiyelerden sızan suyun toplanması için özel kutusu olan, girişte bulunan mobilya. Şemsiye yapmaya elverişli olan.

  -   -   -  

Anlamında ŞEMS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞEMS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÜNCEK

Şemsiye.

DALDIR

İnce sicimden örülmüş şemsiye biçiminde balık ağı.

CİMİNNİK

Şemsiye.

BÜRÜM

Arapların başlarına koydukları poşu üzerine geçirilen halka şeklinde kalın ip. Giyim eşyası. Şemsiye. Bir eğriler takımının ya da yüzeyler takımının her bir öğesine teğet olan eğri ya da yüzey. Kastamonu kenti, Küre ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sinop şehri, Boyabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

NERGİS

Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 santimetre yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi (Narcissus).

KÖNÜK

Şemsiye, çadır. Olgunlaşmış, olgun.

COVUK

Şemsiye teli.

CİMLA

Göz çapağı. Başı şemsiye şeklinde olmayan mantar.

CİMNİK

Şemsiye.

GÜNNÜYH

Şemsiye.

GACABURGA

Kunduracıların ayakkabıların alt kısmına ağaç çivi çakabilmek için kullandıkları ucunda şemsiye telinden yapılmış bir cm. kadar sivri kısmı bulunan, fındık ağacından yapılmış bir araç. (Cihangazi Bozüyük Bilecik).

KONÜK

Şemsiye. Çadır.

GÜNNÜK

Şemsiye. Balkon, seren. Mevlitte tütsü olarak kullanılan bir çeşit ot. Beş vakit namaz. Ücret, yevmiye. Gündelik. Yevmiye.

DULDALIK

Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge. Siper. Şemsiye.

GUNLÜK

Şemsiye.

KATIRKUYRUĞU

Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki (Equisetum pasturel).

ÇİLTE

Şemsiye teli. Çuval. Semerlerin iki tarafına yük bağlamak için takılan urgan. Urgandan ince, çarık bağından kalın ip. Abadan yapılmış geniş şalvar. Yemenilerin yüz kenarını dikerken kullanılan bir tarafı çatal ağaç. Semere yük vurmak için kullanılan ucu çatallı sopa. Mısır kuruduktan sonra koçanlarından tanelerini ayırmak için kullanılan sopa. Seyrek dokunmuş ince, beyaz astarlık bez. Şilte, minder. Şilte. Semer ipi. (Kamanlar, Çağa Güdül Ankara). Sap urganı. (Üreyil Kütahya). Minder. (Tavşanlı Kütahya; Öveçler Kırkağaç Manisa). Çapıtlardan yapılan yol sergisi. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

MAYDANOZGİLLER

Ayrı çanak yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri şemsiye biçiminde olan, anason, kereviz, maydanoz, kimyon vb. bitkileri içine alan bir familya.

COĞ

Lavabo, banyo. Şemsiye teli. Ceket.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.