Kelimeler arşivi içinde; başında "ız" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. ız ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ız ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
IZDIRAPSIZLIK
IZGARLAMAK, IZDIRAPSIZ
IZINSIMAK, IZGARASIZ, IZGARALIK, IZDIRAPLI
IZGARLIK, IZTIRARİ, IZGARALI, IZBANDUT
IZTIRAR, IZMIKCI, IZDIRAP, IZMARIK, IZGINLI, IZGIRIM
IZGARA, IZICIK, IZICIH
IZHAR, IZGIN, IZLIK, IZCIK, IZMEL, IZMIK, IZRAR, IZGAR
IZ
Az.
IZGARALIK
Izgara yapmaya elverişli (et).
IZDIRAPSIZ
Izdırabı olmayan, acı veya üzüntü vermeyen.
IZINSIMAK
Azımsamak.
IZTIRAR
Zorunluluk.
IZMIKCI
Sürekli mızmızlanan, bir şeyi çok inceleyen.
IZMARIK
İzmarit.
IZTIRARİ
Zorunlu.
IZGARLAMAK
Bir şeyin üstüne düşmek, çok ilgilenmek.
IZGARASIZ
Izgarası olmayan.
IZDIRAP
Acı, üzüntü, sıkıntı, keder.
IZDIRAPSIZLIK
Izdırapsız olma durumu.
IZBANDUT
Osmanlılarca Rum korsanlarına verilen ad.
IZGARALI
Izgarası olan.
IZGARLIK
Tembellik.
IZDIRAPLI
Izdırap veren, acılı, sıkıntılı.
Bu bölümde tanımı içerisinde IZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACUL
Aceleci. Hızlı, çabuk.
ACELE
Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ABARTISIZLIK
Abartısız olma durumu.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ACELECİ
Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ACISIZLIK
Acısız olma durumu.
ACCELERANDO
Gittikçe hızlanarak.
ABARTMASIZ
Abartısız.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.