Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ılkı" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ılkı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ılkı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ılkı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİÇİNÇİZILKI
ÇITILKI
YILKI, CILKI, ÇILKI, TILKI
ILKI
ILKI
Soy sop. At sürüsü. Koyun sürüsü. Keçi sürüsü. Keçi. Koyun. Damızlık kısrak. Kuytu yer. Fidanlık. 1- Hayvan.
ÇITILKI
Karışık, birbirine girmiş, dolaşık.
YILKI
At, eşek gibi tek tırnaklı hayvan sürüsü. Başıboş bırakılmış at ya da eşek.
ÇILKI
Bahçe süpürgesi. Çalı çırpı. Bozuk, çürük, kokmuş. İnce değnek.
BİÇİNÇİZILKI
Mart ayında göğeren bir çeşit ufacık bitki.
TILKI
Yayık. Yer altındaki su borularını tıkayan ince bitki kökleri. Yanık, uçuk ve benzerleri nedenle deride oluşan su dolu kabarcık.
CILKI
İnce, dar, taşlı yol, patika. Su yolu. At sürüsü. Eşek. Mısır püskülü. Harmanda saman ile taneyi ayırmak için her ikisi arasına uzatılan ağaç. Çığır, patika, dağ yolu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YALHI
Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.
ILKIMAK
Süt sağmak: Haydin ılkıya gidelim. Akmak (mecazi anlamda): Yarimi görünce gönlüm ılkıyor. Serap görünmek.
ILHİ
Eski türkçe yılkı: otlatılmak üzere yaylaya götürülen at sürüsü; bk. ayrıca yoz.
BILKIMA
Bılkımak işi.
YILI
Yılkı, davar.
YOZHERGELESİ
Yılkıda yetişmiş at, yabanatı.
YILHİ
Eski türkçe yılkı: at sürüsü.
YALKI
Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.
YEYE
Yılkıdan ayrılan at. Hızlı giden sürüye, yılkıya ayak uyduramayan hayvan. Zarar veren hırsız kedi, köpek. Erkek domuz.
YILKILIK
Yılkıya ayrılmış at.
YILKICI
Yılkı işiyle uğraşan kimse.
KILKILA
Ağız ağıza (dolu olmak için): Bardağı su ile kılkıla mı doldurdun?.
SAÇKIRAN
Bir mantarın oluşturduğu, saçları döken bir deri hastalığı, kılkıran.
ÜYÜR
Yılkı bir aygır yönetimindeki kısrak, tay sürüsü.
ÇILKIDIR
Vücudunun etleri gevşemiş kimse: Hastalıktan kalkmış vücudu cıvımış, çılkıdır bir şey olmuş. Amasya ilinde, Taşova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.