Kelimeler arşivi içinde; başında "ılkı" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. ılkı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ılkı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ılkı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ILKINLIK
ILKIDIR, ILKILIK, ILKIMAK, ILKIŞMA
ILKIDA
ILKIM, ILKIŞ, ILKIT, ILKIZ
ILKI
ILKI
Soy sop. At sürüsü. Koyun sürüsü. Keçi sürüsü. Keçi. Koyun. Damızlık kısrak. Kuytu yer. Fidanlık. 1- Hayvan.
ILKIŞMA
Gün doğmadan önce görünen ilk ağartı, tan zamanı.
ILKIDA
İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç.
ILKINLIK
Bataklık.
ILKIMAK
Süt sağmak: Haydin ılkıya gidelim. Akmak (mecazi anlamda): Yarimi görünce gönlüm ılkıyor. Serap görünmek.
ILKILIK
Keçi sürüsünün sığındığı gölgelik yer.
ILKIM
Göz erimi, ufuk. Belli belirsiz. Serap. Parça, bölüm.
ILKIŞ
Şaşı.
ILKIZ
İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç.
ILKIT
Belli belirsiz (görünme için).
ILKIDIR
İpliği çile yapmaya yarayan iki ucu çengelli tahta araç. İnce.
Bu bölümde tanımı içerisinde ILKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YILI
Yılkı, davar.
BILKIMA
Bılkımak işi.
YEYE
Yılkıdan ayrılan at. Hızlı giden sürüye, yılkıya ayak uyduramayan hayvan. Zarar veren hırsız kedi, köpek. Erkek domuz.
YALKI
Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.
YOZHERGELESİ
Yılkıda yetişmiş at, yabanatı.
YILHİ
Eski türkçe yılkı: at sürüsü.
YALHI
Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.
YILKILIK
Yılkıya ayrılmış at.
ÇILKIDIR
Vücudunun etleri gevşemiş kimse: Hastalıktan kalkmış vücudu cıvımış, çılkıdır bir şey olmuş. Amasya ilinde, Taşova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KILKILA
Ağız ağıza (dolu olmak için): Bardağı su ile kılkıla mı doldurdun?.
YILKICI
Yılkı işiyle uğraşan kimse.
ILHİ
Eski türkçe yılkı: otlatılmak üzere yaylaya götürülen at sürüsü; bk. ayrıca yoz.
SAÇKIRAN
Bir mantarın oluşturduğu, saçları döken bir deri hastalığı, kılkıran.
ÜYÜR
Yılkı bir aygır yönetimindeki kısrak, tay sürüsü.