Kelimeler arşivi içinde; başında "inat" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. inat ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu inat ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde inat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İNATLAŞMAK
İNATÇILIK, İNATLAŞMA
İNATÇI, İNATLA
İNAT
İNAT
Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.
İNATÇI
Ayak direyen, inat eden, anut, muannit, direngen.
İNATÇILIK
İnatçı olma durumu, direngenlik, inatlık, anutluk, muannitlik.
İNATLAŞMA
İnatlaşmak işi.
İNATLAŞMAK
Karşılıklı inat etmek. İnat etmek.
İNATLA
Ayak direyerek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİRENGEN
İnatçı.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
DAYATIŞMAK
Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek, inatlaşmak.
DİKBAŞLI
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).
ANUT
İnatçı.
DİRETMEK
Direnmek, ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek.
DİRETME
Diretmek işi, inat.
DİRENİM
Direnme işi, inat, taannüt. Temerrüt.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
DİRENMEK
Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
BEKİNMEK
İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.
DAYANDIRMAK
Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
DAYATIŞMA
Kendi isteğinde inatlaşma.
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.
DESİNATÖRLÜK
Desinatörün yaptığı iş.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
DİRENGENLİK
İnatçılık.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.