İçinde İNAT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "inat" olan, toplam 55 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu inat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KOORDİNATÖRLÜK

13 harfli kelimeler

KENMAKİNATASI

12 harfli kelimeler

DESİNATÖRLÜK, GERMİNATİVUS, KONTAMİNATYO, KOORDİNATLAR, DİSSEMİNATUS

11 harfli kelimeler

KOORDİNATÖR, AGLUTİNATİF

10 harfli kelimeler

İNATLAŞMAK, PEKTİNATUS, OPALİNATEA, TERMİNATOR, TEMİNATSIZ, PEŞİNATSIZ, TURBİNATUS, İSTİNATGAH

9 harfli kelimeler

EMERGİNAT, UNSİNATUS, DEKOKİNAT, LAMİNATED, LORETİNAT, OPALİNATA, PERİNATAL, DESİNATÖR, İNATÇILIK, İNATLAŞMA, KOORDİNAT, NOMİNATİF, RAFİNATÖR, TEMİNATLI

8 harfli kelimeler

KAZEİNAT, SPİNATUS, MAKİNATA, TAZMİNAT, TEZYİNAT, GELİNATI, FULMİNAT

7 harfli kelimeler

ORDİNAT, BİNATLI, ASİNATA, İSTİNAT, ALJİNAT, MARİNAT, TEMİNAT, PEŞİNAT, KAYİNAT

6 harfli kelimeler

İNATÇI, İNATLA, CİNATI, KAİNAT

5 harfli kelimeler

KİNAT, TİNAT, BİNAT

4 harfli kelimeler

İNAT

Bazı kelimelerin anlamları

İNAT

Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.

TERMİNATOR

RNA polimerazın transkripsiyonunun durmasına neden olan DNA dizisi.

KENMAKİNATASI

Kunduracılıkta kullanılan, ayakkabı tabanına kenar süsü yapan bir araç. (Bor Niğde).

OPALİNATEA

Mastigophora şubesinde, Opalinata alt şubesinde bulunan parazitik silyumlu protozoa sınıfı.

GERMİNATİVUS

Tomurcuklanan.

KOORDİNATLAR

Apsis, kot ve ordinatın ortak adı.

DESİNATÖRLÜK

Desinatörün yaptığı iş.

KOORDİNATÖRLÜK

Eş güdümcülük.

TEMİNATSIZ

Teminatı olmayan.

KONTAMİNATYO

Romalı yazar Nevius'un bulgusu olan bir komedya türü; bu tür, çeşitli yapıtların sahnelerini bir araya getirerek düzenlenen bir çeşit kurgusal oyundu.

DİSSEMİNATUS

Ekili, serpili.

İNATLAŞMAK

Karşılıklı inat etmek. İnat etmek.

PEKTİNATUS

Taraksı, tarak biçiminde olan.

PEŞİNATSIZ

Peşin para vermeden veya almadan.

AGLUTİNATİF

Aglutine edici.

KOORDİNATÖR

Eş güdümcü.

  -   -   -  

Anlamında İNAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAYANDIRMAK

Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.

DİREMEK

Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

AKSİLEŞMEK

Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.

DİRENGENLİK

İnatçılık.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

ANUT

İnatçı.

DAYATIŞMA

Kendi isteğinde inatlaşma.

DAYANAK

Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

DOMUZ

Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.

DİRETME

Diretmek işi, inat.

DİKBAŞLI

İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).

AKSİ

Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.

AKSİLİK

Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.

DİRENMEK

Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.

DİRENİM

Direnme işi, inat, taannüt. Temerrüt.

APSİS

Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.

DİRETMEK

Direnmek, ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek.

DİRENGEN

İnatçı.

DAYATIŞMAK

Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek, inatlaşmak.

BEKİNMEK

İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.