Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inay" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KESKİNAY, SEZGİNAY
ENGİNAY, ERGİNAY, GÜZİNAY, İLGİNAY, SEVİNAY, TEKİNAY, TÜLİNAY
BİNAY
İNAY
İNAY
Uşak ili, Ulubey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
SEZGİNAY
Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
İLGİNAY
Garip, yabancı, gurbette yaşayan güzel kimse.
ERGİNAY
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse.
TÜLİNAY
Kimi kez ayın çevresinde oluşan dairesel hale.
GÜZİNAY
Seçilmiş, seçkin, beğenilmiş güzel.
KESKİNAY
Etkili, görevini iyi yapan kimse.
BİNAY
"Bin ay" " anlamında kullanılan bir isim".
TEKİNAY
Biricik ve uğurlu kimse.
SEVİNAY
"Güzeli sevin" anlamında kullanılan bir isim".
ENGİNAY
İyi, güzel, temiz, sağlam kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAKTEL
Cinayet işlenen yer.
CİNAİ
Konusu cinayet olan. Cinayetle ilgili.
ANATOKSİN
Eski adıyla mavi-yeşil algler olarak da bilinen Cyanobacteria türü prokaryot mikroorganizmalar tarafından üretilen köpek, domuz ve su kuşlarında ani ölümlere neden olabilen, birçok memeli türünde ise beyin ve retinaya ulaşamadığı için etkili olamayan bir grup bakteri toksini, ani ölüm etkeni. Toksoit.
DİLEKLİ
Dilek anlatan kip. inayet ola, Allah versin, Ah bir gitsem gibi. Hakkâri ili, Dağlıca bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas kenti, Koyulhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
İHSAN
İyilik etme, iyi davranma. Karşılık beklemeden yapılmış olan yardım, iyilik. Bağışlanan şey, kayra, lütuf, inayet, atıfet. Bağışlama, bağışta bulunma.
KIYA
Adam öldürme suçu, cinayet.
İYİLİK
İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.
BİNİYE
Binaya.
ÇANDIRA
Bir gemiyi karinaya basmak için direğe destek olan ek direk.
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet.
ATIFET
İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.
CÜNHA
Kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suç.
KIYACI
Cinayet işleyen kimse, cani.
LÜTUF
Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet.
KİNAYELİ
İçinde kinaye bulunan (söz).
CANİ
Cinayet işlemiş olan kimse, kıyacı. Acımasız, gaddar.
İĞNELİ
İğnesi olan. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş.
DEZMOZOM
Hayvan epitel dokularında yan yana gelen hücreler arasında teşekkül eden birleşme yerleri. Kemer dezmozomlar hücrenin çevresini devamlı bir kanal şeklinde sarar. Nokta dezmozomlar (spot, düğme dezmozomları) halkasal bir temas noktası teşkil eder. Yarı dezmozomlar (hemidezmozom) bazal laminaya bitişik hücrede bulunur ve integrin grubu moleküllerle matrikse bağlanmıştır. Nokta dezmozomlarda karşılıklı gelen hücre zarlarında plakoglobin denilen proteinden oluşan adezyon plağı bulunur. Hücreler arası aralık biraz daha geniş olup iki hücre kaderin grubu dezmoglein, dezmokolin gibi ipliksi proteinlerle birbirine bağlanır.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
İSTİHZA
Gizli veya kinayeli bir biçimde alay.