Kelimeler arşivinde; içinde "inay" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde inay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu inay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında inay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YALİNAYAK, CİNAYNASI
KİNAYELİ, SEZGİNAY, KESKİNAY, İTİNAYLA
İLGİNAY, TÜLİNAY, TEKİNAY, SEVİNAY, KİNAYIN, CİNAYET, GÜZİNAY, ERGİNAY, ENGİNAY, DİNAYET, ÇİNAYAZ
KİNAYE, İNAYET
İNAYE, BİNAY
İNAY
İNAY
Uşak ili, Ulubey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ENGİNAY
İyi, güzel, temiz, sağlam kimse.
KİNAYELİ
İçinde kinaye bulunan (söz).
İLGİNAY
Garip, yabancı, gurbette yaşayan güzel kimse.
SEZGİNAY
Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı.
İTİNAYLA
Özen göstererek.
CİNAYNASI
Süs olarak kullanılan parlak top. Dış bükey ayna.
ERGİNAY
Olgunlaşmış, yetişmiş kimse.
KESKİNAY
Etkili, görevini iyi yapan kimse.
TÜLİNAY
Kimi kez ayın çevresinde oluşan dairesel hale.
SEVİNAY
"Güzeli sevin" anlamında kullanılan bir isim".
CİNAYET
Adam öldürme. Adam öldürme derecesinde ağır suç.
YALİNAYAK
Yalınayak.
KİNAYIN
Üstü örtülü, dokunaklı söz : Kinayın kinayın konuşup durma.
TEKİNAY
Biricik ve uğurlu kimse.
GÜZİNAY
Seçilmiş, seçkin, beğenilmiş güzel.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İHSAN
İyilik etme, iyi davranma. Karşılık beklemeden yapılmış olan yardım, iyilik. Bağışlanan şey, kayra, lütuf, inayet, atıfet. Bağışlama, bağışta bulunma.
DİLEKLİ
Dilek anlatan kip. inayet ola, Allah versin, Ah bir gitsem gibi. Hakkâri ili, Dağlıca bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas kenti, Koyulhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ANATOKSİN
Eski adıyla mavi-yeşil algler olarak da bilinen Cyanobacteria türü prokaryot mikroorganizmalar tarafından üretilen köpek, domuz ve su kuşlarında ani ölümlere neden olabilen, birçok memeli türünde ise beyin ve retinaya ulaşamadığı için etkili olamayan bir grup bakteri toksini, ani ölüm etkeni. Toksoit.
DEZMOZOM
Hayvan epitel dokularında yan yana gelen hücreler arasında teşekkül eden birleşme yerleri. Kemer dezmozomlar hücrenin çevresini devamlı bir kanal şeklinde sarar. Nokta dezmozomlar (spot, düğme dezmozomları) halkasal bir temas noktası teşkil eder. Yarı dezmozomlar (hemidezmozom) bazal laminaya bitişik hücrede bulunur ve integrin grubu moleküllerle matrikse bağlanmıştır. Nokta dezmozomlarda karşılıklı gelen hücre zarlarında plakoglobin denilen proteinden oluşan adezyon plağı bulunur. Hücreler arası aralık biraz daha geniş olup iki hücre kaderin grubu dezmoglein, dezmokolin gibi ipliksi proteinlerle birbirine bağlanır.
KIYACI
Cinayet işleyen kimse, cani.
MAKTEL
Cinayet işlenen yer.
BİNİYE
Binaya.
İYİLİK
İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar ya da elverişlilik, nimet.
CİNAİ
Konusu cinayet olan. Cinayetle ilgili.
LÜTUF
Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet.
ÇANDIRA
Bir gemiyi karinaya basmak için direğe destek olan ek direk.
İĞNELİ
İğnesi olan. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş.
EĞZ
Kinaye, sitem: Ben senin hatırını saydım da geldim, niçin bana eğz ediyorsun.
CANİ
Cinayet işlemiş olan kimse, kıyacı. Acımasız, gaddar.
İSTİHZA
Gizli veya kinayeli bir biçimde alay.
KIYA
Adam öldürme suçu, cinayet.
ATIFET
İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet.
CÜNHA
Kabahatten ağır ve cinayetten hafif olan suç.