Sonu İNAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inat" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında inat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KOORDİNAT, LORETİNAT, EMERGİNAT, DEKOKİNAT

8 harfli kelimeler

KAZEİNAT, TAZMİNAT, TEZYİNAT, FULMİNAT

7 harfli kelimeler

İSTİNAT, MARİNAT, KAYİNAT, ALJİNAT, TEMİNAT, PEŞİNAT, ORDİNAT

6 harfli kelimeler

KAİNAT

5 harfli kelimeler

BİNAT, KİNAT, TİNAT

4 harfli kelimeler

İNAT

Bazı kelimelerin anlamları

İNAT

Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.

ORDİNAT

Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri.

TEMİNAT

Güvence.

FULMİNAT

CNO- anyonunun ve tuzlarının genel adı. Fulminat tuzları patlayıcıdır.

ALJİNAT

Kahverengi deniz yosunlarının özünden elde edilen, kıvam ve dayanıklılığı artırıcı olarak gıda ve bazı ilaçlarda kullanılan katkı maddesi.

LORETİNAT

Bizmut loretinat gibi, loretin' in metal tuzları.

KAYİNAT

Arapça kökenli kâinat: kâinat.

MARİNAT

Av hayvanlarının, balığın ve diğer et türlerinin daha lezzetli olması ve yumuşaması için baharatlardan hazırlanan bir sos türü. Marinasyon teknolojisi sonucu elde edilen ürün.

PEŞİNAT

Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para.

İSTİNAT

Dayanma, yaslanma. Bir şeyi kanıt sayma. Güvenme, kuvvet alma.

TEZYİNAT

Bezekler, süsler.

DEKOKİNAT

Kanatlılarda koksidiyoz etkenlerine karşı kullanılan kinolon türevi bir ilaç.

TAZMİNAT

Zarar karşılığı ödenen para, ödence.

EMERGİNAT

Yaprak ayası ucunun çentikli olması.

KOORDİNAT

Belirli bir molekül içinde özel bir konuma sahip bir atoma bağlı olan atom veya atom grubu. Bir yüzey üzerinde veya uzayda bir noktanın yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, apsis.

KAZEİNAT

Kazeinlerin nötralize edilerek kurutulmasıyla elde edilen ürün.

  -   -   -  

Anlamında İNAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİREMEK

Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

DAYATIŞMA

Kendi isteğinde inatlaşma.

AKSİLİK

Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.

APSİS

Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.

DİRETME

Diretmek işi, inat.

DAYANAK

Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

BEKİNMEK

İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.

DAYATIŞMAK

Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek, inatlaşmak.

AKSİ

Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.

AKSİLEŞMEK

Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.

DİRENGEN

İnatçı.

DİRETMEK

Direnmek, ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

DİRENGENLİK

İnatçılık.

DİRENMEK

Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.

DİRENİM

Direnme işi, inat, taannüt. Temerrüt.

DAYANDIRMAK

Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.

DESİNATÖRLÜK

Desinatörün yaptığı iş.

ANUT

İnatçı.

DİKBAŞLI

İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).