Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inat" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında inat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KOORDİNAT, LORETİNAT, EMERGİNAT, DEKOKİNAT
KAZEİNAT, TAZMİNAT, TEZYİNAT, FULMİNAT
İSTİNAT, MARİNAT, KAYİNAT, ALJİNAT, TEMİNAT, PEŞİNAT, ORDİNAT
KAİNAT
BİNAT, KİNAT, TİNAT
İNAT
İNAT
Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.
ORDİNAT
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri.
TEMİNAT
Güvence.
FULMİNAT
CNO- anyonunun ve tuzlarının genel adı. Fulminat tuzları patlayıcıdır.
ALJİNAT
Kahverengi deniz yosunlarının özünden elde edilen, kıvam ve dayanıklılığı artırıcı olarak gıda ve bazı ilaçlarda kullanılan katkı maddesi.
LORETİNAT
Bizmut loretinat gibi, loretin' in metal tuzları.
KAYİNAT
Arapça kökenli kâinat: kâinat.
MARİNAT
Av hayvanlarının, balığın ve diğer et türlerinin daha lezzetli olması ve yumuşaması için baharatlardan hazırlanan bir sos türü. Marinasyon teknolojisi sonucu elde edilen ürün.
PEŞİNAT
Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para.
İSTİNAT
Dayanma, yaslanma. Bir şeyi kanıt sayma. Güvenme, kuvvet alma.
TEZYİNAT
Bezekler, süsler.
DEKOKİNAT
Kanatlılarda koksidiyoz etkenlerine karşı kullanılan kinolon türevi bir ilaç.
TAZMİNAT
Zarar karşılığı ödenen para, ödence.
EMERGİNAT
Yaprak ayası ucunun çentikli olması.
KOORDİNAT
Belirli bir molekül içinde özel bir konuma sahip bir atoma bağlı olan atom veya atom grubu. Bir yüzey üzerinde veya uzayda bir noktanın yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, apsis.
KAZEİNAT
Kazeinlerin nötralize edilerek kurutulmasıyla elde edilen ürün.
Bu bölümde tanımı içerisinde İNAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.
DAYATIŞMA
Kendi isteğinde inatlaşma.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
APSİS
Yönlü bir eksen üzerinde bir noktanın, başlangıç noktasına olan uzaklığının cebirsel değeri. Koordinat.
DİRETME
Diretmek işi, inat.
DAYANAK
Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.
BEKİNMEK
İnat etmek, direnmek. Kapanmak, tıkanmak.
DAYATIŞMAK
Kendi istek ve arzuları doğrultusunda ısrar etmek, inatlaşmak.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
DİRENGEN
İnatçı.
DİRETMEK
Direnmek, ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
DİRENGENLİK
İnatçılık.
DİRENMEK
Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
DİRENİM
Direnme işi, inat, taannüt. Temerrüt.
DAYANDIRMAK
Dayanmasını sağlamak, istinat ettirmek.
DESİNATÖRLÜK
Desinatörün yaptığı iş.
ANUT
İnatçı.
DİKBAŞLI
İnatçı, bildiğinden dönmeyen, büyüklerinin sözünü dinlemeyen, boyun eğmeyen (kimse), dikkafalı. Kurumlu (II).