Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ürük" olan, toplam 97 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ürük ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ürük olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ürük olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SOĞANLIYÜRÜK, YARAŞLIYÜRÜK, KIRMIZIÇÜRÜK
UZUNÖKSÜRÜK
ÇÜKÜNDÜRÜK, SEVİNDÜRÜK, SEVÜNDÜRÜK, SÖMÜNDÜRÜK, DÜŞÜNDÜRÜK, BOYUNDÜRÜK, DÜĞENSÜRÜK, ÇÖKÜNDÜRÜK, HÜKÜNTÜRÜK, KIZILYÜRÜK, GÜLÜNDÜRÜK, DÜGENSÜRÜK, YEŞİLÇÜRÜK, GÖMÜLDÜRÜK
DEREYÜRÜK, MAVİÇÜRÜK, ESKİYÜRÜK, KARABÜRÜK, TÖHNIÜRÜK, YENİYÜRÜK
KEFŞÜRÜK, HÖSTÜRÜK, HÖDDÜRÜK, PÜNÇÜRÜK, BOZYÜRÜK, KEVŞÜRÜK, KOZYÜRÜK, KENDÜRÜK, SÜMSÜRÜK, SÜNDÜRÜK, TENDÜRÜK, TENTÜRÜK, TİNGÜRÜK, TÖHMÜRÜK, ZÜDDÜRÜK, ALATÜRÜK, ÇENDÜRÜK, CÖDDÜRÜK, CINDÜRÜK, ÇÖYDÜRÜK, ÇÜÇKÜRÜK, DÖNDÜRÜK, GÜMGÜRÜK, GEVŞÜRÜK, PÜSKÜRÜK
BİŞÜRÜK, PÜSÜRÜK, PÜTÜRÜK, SETÜRÜK, YÜĞÜRÜK, ÖKSÜRÜK, BÖDÜRÜK, SÜMÜRÜK, TÜKÜRÜK, SÜPÜRÜK, ŞÜŞÜRÜK, BEDÜRÜK, PÜŞÜRÜK, ÜRKÜRÜK, AKYÜRÜK, ÖTTÜRÜK, GÜDÜRÜK, HÖŞÜRÜK, HÖTÜRÜK, ÇÖPÜRÜK, ÇODÜRÜK, KÜDÜRÜK, KÜMÜRÜK, KÜZÜRÜK, ÇİSÜRÜK, MÜSÜRÜK, PÜFÜRÜK, ÖĞSÜRÜK
ÜFÜRÜK, ÖTÜRÜK, ÖSÜRÜK, ÜĞÜRÜK, ÜDÜRÜK, ESÜRÜK, ÖÇÜRÜK, OSÜRÜK
DÜRÜK, YÜRÜK, BÜRÜK, TÜRÜK, GÜRÜK, SÜRÜK, HÜRÜK, CÜRÜK, KÜRÜK, PÜRÜK, ÇÜRÜK
ÜRÜK
ÜRÜK
Şiş, şişlik. Dam kıyısı. Sivas şehri, Mursal bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KIZILYÜRÜK
Yılancık hastalığı.
ÇÖKÜNDÜRÜK
Tortu.
SEVÜNDÜRÜK
Birden ve çok sevinçle duyulan heyecan. Birden duyulan sevincin verdiği coşku.
DÜĞENSÜRÜK
Dövenin oku.
SÖMÜNDÜRÜK
İğe sarılmış ip.
GÜLÜNDÜRÜK
Dama enine konan uzun ağaç.
SOĞANLIYÜRÜK
Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
UZUNÖKSÜRÜK
Boğmaca.
SEVİNDÜRÜK
Birden ve çok sevinçle duyulan heyecan.
BOYUNDÜRÜK
Boyunduruk.
HÜKÜNTÜRÜK
Cesaretsizlik. Heyecan.
DÜŞÜNDÜRÜK
Sersem, dalgın kişi.
YARAŞLIYÜRÜK
Zonguldak şehri, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KIRMIZIÇÜRÜK
Mantarlarca yıkımlanan çam türlerinde oluşan kırmızı görüntülü ağaç hastalığı.
ÇÜKÜNDÜRÜK
Pancar.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
DÜRTÜ
Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.
BATIL
İnançlar bakımından gerçek olmayan. Geçersiz. Çürük, temelsiz, asılsız. Boş, beyhude.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
DİNAMO
Üreteç. Sürükleyici.
DİYASTAZ
Nişastayı dekstrin ve glikoz durumuna getiren, tükürükte ve pankreasın salgısında bulunan bir enzim.
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.
BOĞMACA
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
CERRAR
Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.
CER
Çekme, sürükleyerek götürme.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
BERTİK
Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.
BAĞIL
Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.