Kelimeler arşivinde; içinde "ürük" olan, toplam 187 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ürük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ürük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ürük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
DARIYERİYÜRÜKLER
SÜRÜKLENEBİLMEK, SÜRÜKLEYEBİLMEK, YÜRÜKKARACAÖREN
SÜRÜKLENDİRMEK, SÜRÜKLEYİCİLİK, SÜRÜKLENEBİLME, SÜRÜKLEYEBİLME
SÜRÜKLENDİRME, TÜKÜRÜKLENMEK, ÇÖYDÜRÜKLEMEK, YÜRÜKKEÇİDERE, YÜRÜKYENİCESİ
TÜKÜRÜKLEMEK, TÜKÜRÜKLENME, KIRMIZIÇÜRÜK, SOĞANLIYÜRÜK, YARAŞLIYÜRÜK, YENİYÜRÜKKAŞ, YÜRÜKAKÇAYIR
SÜRÜKLENMEK, SÜRÜKLETMEK, SÜRÜKLEYİCİ, TÜKÜRÜKLEME, ÜFÜRÜKÇÜLÜK, BÜRÜKLENMAH, BÜRÜKLENMEK, ÇÜRÜKLENMEK, ÇÜRÜKPİSLİK, KARAYÜRÜKLÜ, ÖDÜRÜKLEMEK, SÜRÜKTÜRMEK, TÖHNIÜRÜKLÜ, UZUNÖKSÜRÜK, YÜRÜKBAYIRI, YÜRÜKBÖREĞİ, YÜRÜKCAMİLİ, YÜRÜKMEZARI
GÖMÜLDÜRÜK, PÜSÜRÜKLÜK, SÜRÜKLEMEK, SÜRÜKLENİŞ, SÜRÜKLENME, SÜRÜKLETME, SÜRÜKLEYİŞ, BOYUNDÜRÜK, BÜRÜKLEMEK, ÇÖKÜNDÜRÜK, ÇÜKÜNDÜRÜK, DÜGENSÜRÜK, DÜĞENSÜRÜK, DÜŞÜNDÜRÜK, GÜLÜNDÜRÜK, GÜRÜKBEKİR, HÜKÜNTÜRÜK, KIZILYÜRÜK, SEVİNDÜRÜK, SEVÜNDÜRÜK, SÖMÜNDÜRÜK, SÜMSÜRÜKLÜ, SÜRÜKLENİM, TENTÜRÜKLÜ, TOHMÜRÜKLÜ, YEŞİLÇÜRÜK, YÜRÜKÇEPNİ, YÜRÜKKIRKA, YÜRÜKYAYLA
ÖKSÜRÜKLÜ, SÜRÜKLEME, DEREYÜRÜK, DÖŞÜRÜKLÜ, ESKİYÜRÜK, HOTÜRÜKLÜ, HÖTÜRÜKLÜ, HÜBÜRÜKLÜ, KARABÜRÜK, MAVİÇÜRÜK, PÖSÜRÜKLÜ, PÜSÜRÜKLÜ, TÖHNIÜRÜK, ÜRÜKLEMEK, YENİYÜRÜK, YÜRÜKATLI, YÜRÜKBEYİ, YÜRÜKOĞLU
BOZYÜRÜK, ÇÜRÜKÇÜL, ÇÜRÜKLÜK, ÇÜRÜKSÜZ, ÖTÜRÜKLÜ, PÜSKÜRÜK, ÜFÜRÜKÇÜ, YÜRÜKLÜK, ALATÜRÜK, BÜRÜKLÜK, BÜRÜKMEK, CINDÜRÜK, CÖDDÜRÜK, ÇENDÜRÜK, ÇÖYDÜRÜK, ÇÜÇKÜRÜK, ÇÜRÜKBAĞ, ÇÜRÜKLER, DÖNDÜRÜK, DÜRÜKKAŞ, DÜRÜKLÜK, GEVŞÜRÜK, GÜMGÜRÜK, HÖDDÜRÜK, HÖSTÜRÜK, KEFŞÜRÜK, KENDÜRÜK, KEVŞÜRÜK, KOZYÜRÜK, PÜNÇÜRÜK, Devamını Oku »»
ÇÜRÜKLÜ, ÖKSÜRÜK, TÜKÜRÜK, AKYÜRÜK, BEDÜRÜK, BİŞÜRÜK, BÖDÜRÜK, BÜRÜKCÜ, ÇİSÜRÜK, ÇODÜRÜK, ÇÖPÜRÜK, ÇÜRÜKÇÜ, GÜDÜRÜK, HÖŞÜRÜK, HÖTÜRÜK, HÜRÜKLÜ, KÜDÜRÜK, KÜMÜRÜK, KÜRÜKHÜ, KÜRÜKLÜ, KÜZÜRÜK, MÜSÜRÜK, ÖĞSÜRÜK, ÖTTÜRÜK, PÜFÜRÜK, PÜSÜRÜK, PÜŞÜRÜK, PÜTÜRÜK, SETÜRÜK, SÜMÜRÜK, Devamını Oku »»
ÖTÜRÜK, ÜFÜRÜK, ESÜRÜK, OSÜRÜK, ÖÇÜRÜK, ÖSÜRÜK, ÜDÜRÜK, ÜĞÜRÜK
ÇÜRÜK, YÜRÜK, BÜRÜK, CÜRÜK, DÜRÜK, GÜRÜK, HÜRÜK, KÜRÜK, PÜRÜK, SÜRÜK, TÜRÜK
ÜRÜK
ÜRÜK
Şiş, şişlik. Dam kıyısı. Sivas şehri, Mursal bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YÜRÜKKEÇİDERE
Balıkesir şehri, Gönen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
YÜRÜKKARACAÖREN
Afyon ili, Bolvadin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Eskişehir ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SÜRÜKLEYEBİLMEK
Sürükleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Sürüklemeye gücü yetmek.
SÜRÜKLENDİRMEK
Sürüklenmesine yol açmak.
SÜRÜKLENDİRME
Sürüklendirmek işi.
ŞEYTANTÜKÜRÜKLERİ
Özellikle genç sürgünlerden özsu emen ve gelişme çağını tükürüğümsü bir salgı yığını içerisinde geçiren, sıçrayıcı eşkanatlılar familyası.
TÜKÜRÜKLEMEK
Tükürükle ıslatmak.
TÜKÜRÜKLENMEK
Tükürükleme işine konu olmak.
YÜRÜKYENİCESİ
Bursa şehrinde, Zeytinbağı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SÜRÜKLENEBİLME
Sürüklenebilmek işi.
DARIYERİYÜRÜKLER
Düzce şehrinde, Kaynaşlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SÜRÜKLEYEBİLME
Sürükleyebilmek işi.
ÇÖYDÜRÜKLEMEK
Fışkırtarak, kavis çizerek işemek.
SÜRÜKLEYİCİLİK
Sürükleyici olma durumu.
SÜRÜKLENEBİLMEK
Sürüklenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞMACA
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
BERTİK
Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.
CER
Çekme, sürükleyerek götürme.
EMMEK
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak. Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek. Uzun süre yararlanmak. Soğurmak.
DÜRTÜ
Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
BATIL
İnançlar bakımından gerçek olmayan. Geçersiz. Çürük, temelsiz, asılsız. Boş, beyhude.
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
DİNAMO
Üreteç. Sürükleyici.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
BAĞIL
Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
AZDIRMAK
Azmasına sebep olmak. Şımartmak. Azgın duruma getirmek. Kötü davranış veya alışkanlıklara sürüklemek, yoldan çıkarmak.
ÇÜRÜKLÜK
Çürük olma durumu. Sakıncalı, şüpheli, belirsiz durum. İşe yaramayan maddelerin bırakıldığı yer.
DİYASTAZ
Nişastayı dekstrin ve glikoz durumuna getiren, tükürükte ve pankreasın salgısında bulunan bir enzim.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
CERRAR
Çekici, sürükleyici. Zorla para alan kimse. Savaş araçlarıyla donatılmış kalabalık ordu. Dilenci.