Kelimeler arşivi içinde; başında "ürün" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. ürün ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ürün ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ürün olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜRÜNLÜÇİFTLİĞİ
ÜRÜNDÜLENMEK
ÜRÜNDÜLEMEK
ÜRÜNSÜZLÜK, ÜRÜNLENMEK, ÜRÜNDÜRMEK
ÜRÜNLEMEK, ÜRÜNVEREN, ÜRÜNDÜBAY
ÜRÜNDÜLÜ
ÜRÜNEVİ, ÜRÜNLÜK, ÜRÜNMEK, ÜRÜNSÜZ
ÜRÜNLÜ, ÜRÜNDÜ, ÜRÜNAY
ÜRÜN
ÜRÜN
Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Eser.
ÜRÜNSÜZ
Ürünü olmayan. Eseri olmadan, esersiz bir biçimde.
ÜRÜNEVİ
Besin maddelerinin saklandığı evin en soğuk odası. (Yeniköy Eskişehir).
ÜRÜNLÜÇİFTLİĞİ
Kütahya şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÜRÜNLEMEK
Hayvan çok yemekten hastalanmak, ölmek.
ÜRÜNLÜ
Ürünü olan.
ÜRÜNDÜLENMEK
Seçilmek, ihtiyar olunmak.
ÜRÜNLENMEK
Su ile tanenin birleşmesinden doğan özleşme.
ÜRÜNDÜBAY
Seçkin nitelikli, saygın kimse.
ÜRÜNDÜLEMEK
Seçmek, ayıklamak. Açığa çıkarmak için incelemek. İyisini seçmek, iyisini ihtiyar etmek.
ÜRÜNDÜRMEK
Gece sabaha karşı davarı yaylıma çıkarmak.
ÜRÜNSÜZLÜK
Ürünsüz olma durumu.
ÜRÜNDÜLÜ
Seçkin.
ÜRÜNMEK
Salınmak. Yüklenmek: Günah yükünü arkama üründüm. Aciz toprağına yüzüm süründüm. Sallanmak.
ÜRÜNVEREN
Bitlis kenti, Akşar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÜRÜNLÜK
Otu üstünde kurumuş, güzün, kışın hayvan otlatmaya elverişli yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜRÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
BARBEKÜ
Izgara et pişirmekte kullanılan, genellikle balkonlarda duvar içerisine gömülmüş ocak. Açık alanda mangal kullanılarak et ve deniz ürünlerini pişirme.
ARNAVUTLAŞMAK
Arnavut dilini ve kültürünü benimsemek.
AMİN
Amonyaktaki hidrojen yerine, tek değerli hidrokarbonlu köklerin geçmesiyle oluşan ürünlerin genel adı.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
BAMYA
Ebegümecigillerden, sıcak ve ılıman yerlerde yetişen bir bitki (Hibiscus esculentus). Bu bitkinin hem taze hem kurutularak yenilen ürünü.
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
BAHÇIVAN
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla görevli kimse. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ARKEOPTERİKS
Hem kuş hem sürüngen özellikleri gösteren bir hayvan fosili.
ALAFRANGA
Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).
BALDIRIKARA
Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı, karabaldır.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
BAKLA
Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
BAŞMÜDÜRLÜK
Başmüdür olma durumu. Başmüdürle yönetilen kuruluş. Başmüdürün yaptığı iş. Başmüdürün çalıştığı daire.
BAKKALİYE
Bakkalda satılan ürünler.
BAĞCI
Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.
BAKLİYAT
Baklagillerden elde edilen ürün.
BAŞFİYAT
En iyi ürün için belirlenen fiyat.