Kelimeler arşivi içinde; başında "ülü" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. ülü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ülü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ülü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜLÜKDEMİRİ, ÜLÜKLENMEK
ÜLÜBÜSÜK, ÜLÜLEMEK, ÜLÜNKÖRÜ
ÜLÜNGÜR, ÜLÜZĞAR, ÜLÜZGAR, ÜLÜVVAH, ÜLÜTMEK, ÜLÜNĞÜR
ÜLÜLÜ, ÜLÜBÜ, ÜLÜBE
ÜLÜS, ÜLÜŞ, ÜLÜK, ÜLÜÇ, ÜLÜZ
ÜLÜ
ÜLÜ
Düğünde gönderilen çerez, armağan. Çocuklara verilen küçük armağan. Sadaka. Armağan. Pay, kısmet: Ülüsünü göğden bekleyenin ölüsünü toprak yer. Yoksul komşuya gönderilen yemek. ölü evine gönderilen akşam yemeği. Yiyecek. 1. Kurban etinden verilen sadaka. Şaşma ünlemi: Bizim davar kiremitliğe çıkmış, ülü! Nasıl çıktı ki?. Elenmiş bulgurun incesi. Komşuların birbirine gönderdiği yemek. Ölü. Hisse, pay, kısmet, kısım, bölük.
ÜLÜNGÜR
Zayıf. Fidanların canlı, güçlü filizi. Kırda yetişen ve yemeği yapılan, pancara benzer bir bitki. Eski, yıpranmış (nesne için).
ÜLÜLEMEK
Bulguru eleyerek incesini ayırmak.
ÜLÜBÜSÜK
Sersem, tembel, beceriksiz.
ÜLÜNKÖRÜ
Eskiden ocaklara konulan demir ızgara, sacayak.
ÜLÜS
Kalabalık.
ÜLÜTMEK
Küçük bebek, sidiğini kundaktan taşırmak.
ÜLÜBÜ
Fasulye. Börülce. Kuru fasulye.
ÜLÜZGAR
Yel. Romatizma yeli. Rüzgâr.
ÜLÜNĞÜR
Güçsüz, beceriksiz ve pis (kimse için).
ÜLÜBE
Patates. Fasulye.
ÜLÜZĞAR
Rüzgar, karşılığı ürüzğar.
ÜLÜKDEMİRİ
Teneke kutulara ülük yapmak için kullanılan, üzerinde değişik büyüklüklerde delikler bulunan demir parçası. (Yalvaç Isparta).
ÜLÜLÜ
Hıssament, behrement.
ÜLÜKLENMEK
Filizlenmek.
ÜLÜVVAH
Şaşma ünlemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AFSUNLU
Büyülü.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.
AFSUNCULUK
Büyücülük.
BAĞIŞIK
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
AĞLAMAKLI
Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.
BABACAN
Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).
ATATÜRKÇÜ
Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
ARILAR
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.