Kelimeler arşivinde; içinde "ülü" olan, toplam 667 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ülü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ülü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ülü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, GÜLÜNÇLEŞTİRMEK, TABİATÜSTÜCÜLÜK, TECAHÜLÜARİFANE, GÜLÜMSEYEBİLMEK, GÜLÜMSEYİVERMEK
DENEYÜSTÜCÜLÜK, DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, KARİKATÜRCÜLÜK, DEDEGÜLÜÇİVİSİ, GÜLÜMSERLEŞMEK, GÜLÜMSEYEBİLME, GÜLÜMSEYİVERME, GÜLÜNÇLEŞTİRME
MİNYATÜRCÜLÜK, OLAĞANÜSTÜLÜK, ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK, RADYATÖRCÜLÜK, KEŞKÜLÜFUKARA, DOĞAÜSTÜCÜLÜK, GRAAFFOLİKÜLÜ, PROTOKOLCÜLÜK, SÜLÜKLÜPANCAR, SÜRDÜRÜMCÜLÜK, YERBÖLÜMCÜLÜK
AÇIKGÖZLÜLÜK, ASANSÖRCÜLÜK, ATATÜRKÇÜLÜK, ÇOBANPÜSKÜLÜ, DÖNÜŞÜMCÜLÜK, GÖRÜNGÜCÜLÜK, GÜLDÜRÜCÜLÜK, GÜLÜNÇLEŞMEK, GÜRÜLTÜCÜLÜK, KARAGÖZCÜLÜK, KONTROLCÜLÜK, KÖTÜLÜKÇÜLÜK, MANİKÜRCÜLÜK, MİNİBÜSÇÜLÜK, PARAŞÜTÇÜLÜK, PEDİKÜRCÜLÜK, TECAHÜLÜARİF, TRAKTÖRCÜLÜK, AŞAĞIKÜLÜNÇE, BÜKÜLÜVERMEK, BÜYÜKGÜLÜCEK, BÜZÜLÜVERMEK, ÇÖZÜLÜVERMEK, DİVERTİKÜLÜM, DÖKÜLÜVERMEK, GÖMÜLÜVERMEK, GÜLÜMSUREMEK, HEİNZGRANÜLÜ, HOŞGÖRÜLÜLÜK, KABUKLUSÜLÜK, Devamını Oku »»
ÇÖPLÜKÇÜLÜK, DÖRDÜNCÜLÜK, DÜŞÜNÜCÜLÜK, GÖZLÜKÇÜLÜK, GRAVÜRCÜLÜK, GÜLÜNÇLEŞME, GÜMRÜKÇÜLÜK, İKİYÜZLÜLÜK, KOSTÜMCÜLÜK, KÜLTÜRLÜLÜK, KÜLÜSTÜRLÜK, OTOBÜSÇÜLÜK, ÖLDÜRÜCÜLÜK, PARFÜMCÜLÜK, PETROLCÜLÜK, PLANÖRCÜLÜK, SANSÜRCÜLÜK, SÖMÜRÜCÜLÜK, SÖZLÜKÇÜLÜK, SÜLÜNGİLLER, SÜPRÜNTÜLÜK, ÜFÜRÜKÇÜLÜK, YÜRÜTÜCÜLÜK, BİNGÖLLÜLÜK, BOŞSÖZCÜLÜK, BÜKÜLÜVERME, BÜZÜLÜVERME, CÜMBÜŞÇÜLÜK, ÇÖZÜLÜVERME, DÖKÜLÜVERME, Devamını Oku »»
AÇGÖZLÜLÜK, DÖKÜMCÜLÜK, DÖNÜŞLÜLÜK, DÖVÜŞÇÜLÜK, GÖNÜLLÜLÜK, GÖRGÜCÜLÜK, GÖRÜNTÜLÜK, GÖRÜŞLÜLÜK, GÜDÜMLÜLÜK, GÜLÜMSEMEK, GÜLÜŞÜLMEK, GÜMBÜRTÜLÜ, GÜMÜŞÇÜLÜK, HÜKÜMLÜLÜK, KÖMÜRCÜLÜK, KÖPRÜCÜLÜK, KÖRÜKÇÜLÜK, KULÜPÇÜLÜK, MÜHÜRCÜLÜK, ÖRGÜTÇÜLÜK, RÜZGARGÜLÜ, TERÖRCÜLÜK, TÜRKÜCÜLÜK, TÜRÜMCÜLÜK, TÜTÜNCÜLÜK, YÜKÜMLÜLÜK, ALKOLLÜLÜK, BÜLÜÇALANI, CEREBCÜLÜK, ÇÖZÜMCÜLÜK, Devamını Oku »»
BAŞÖRTÜLÜ, BÖLÜCÜLÜK, BÜKÜCÜLÜK, BÜYÜCÜLÜK, ÇÖZÜCÜLÜK, DENİZGÜLÜ, DÖKÜNTÜLÜ, DÜŞÜNTÜLÜ, GOLFÇÜLÜK, GÖRGÜLÜCE, GÖRÜCÜLÜK, GÜDÜCÜLÜK, GÜLÜMSEME, GÜLÜNÇLÜK, GÜLÜŞÜLME, GÜNÜCÜLÜK, GÜRÜLTÜLÜ, HOŞGÖRÜLÜ, KÖTÜLÜKÇÜ, KÜRKÇÜLÜK, ÖĞÜTÇÜLÜK, ÖLÇÜLÜLÜK, ÖTÜMLÜLÜK, ÖVGÜCÜLÜK, ÖYKÜCÜLÜK, SAĞGÖRÜLÜ, SÖRFÇÜLÜK, SÜRÜCÜLÜK, TÜRKÇÜLÜK, ÜÇÜNCÜLÜK, Devamını Oku »»
ÇÖPÇÜLÜK, DÜŞÇÜLÜK, GOLCÜLÜK, GÖZCÜLÜK, GÜÇLÜLÜK, GÜLCÜLÜK, GÜLÜMSER, GÜLÜNÇLÜ, GÜLÜNMEK, GÜLÜŞMEK, İÇGÜDÜLÜ, KÖYCÜLÜK, KÖYLÜLÜK, KÜLÜSTÜR, LÜPÇÜLÜK, MÜFTÜLÜK, ÖĞÜTÜLÜŞ, ÖNGÖRÜLÜ, ÖRÜCÜLÜK, ÖTÜCÜLÜK, ÖVÜCÜLÜK, ROLCÜLÜK, SÖZCÜLÜK, SÜLÜKLER, SÜLÜNLÜK, SÜTÇÜLÜK, TÖZCÜLÜK, TÜTSÜLÜK, ÜTÜCÜLÜK, ÜZÜNTÜLÜ, Devamını Oku »»
BÜKÜLÜŞ, BÜZGÜLÜ, BÜZÜLÜŞ, ÇÖZÜLÜM, ÇÖZÜLÜŞ, DÖKÜLÜŞ, DÖVÜLÜŞ, DÜRÜLÜŞ, DÜZGÜLÜ, GÖMÜLÜŞ, GÖRGÜLÜ, GÜLÜCÜK, GÜLÜNME, GÜLÜŞME, GÜLÜTÇÜ, KÖPRÜLÜ, KÖSNÜLÜ, KÖTÜLÜK, KÜÇÜLÜŞ, KÜMÜLÜS, ÖNCÜLÜK, ÖZGÜLÜK, PÜLÜMÜR, SÜLÜĞEN, SÜLÜKÇÜ, SÜLÜMEN, SÜNGÜLÜ, SÜRGÜLÜ, SÜRÜLÜŞ, SÜZÜLÜŞ, Devamını Oku »»
BÜKÜLÜ, BÜRÜLÜ, BÜYÜLÜ, DÜRÜLÜ, GÖMÜLÜ, GÜLÜNÇ, KÜLÜNK, KÜSÜLÜ, ÖLÇÜLÜ, ÖLÜLÜK, ÖRGÜLÜ, ÖRTÜLÜ, ÖRÜLÜŞ, ÖVÜLÜŞ, ÜRKÜLÜ, ÜZGÜLÜ, YÜLÜME, BİLÜLÜ, BİNÜLÜ, BÜGÜLÜ, CÜLÜLÜ, ÇÜLÜNK, EMTÜLÜ, FÜLÜBE, GÖKÜLÜ, GÜDÜLÜ, GÜLÜME, GÜLÜNK, HÜLÜBE, HÜLÜBÜ, Devamını Oku »»
GÜLÜK, GÜLÜŞ, GÜLÜT, ÖRÜLÜ, SÜLÜS, ÜTÜLÜ, YÜLÜK, ZÜLÜF, BÜLÜC, BÜLÜÇ, BÜLÜG, BÜLÜK, BÜLÜR, BÜLÜŞ, CÜLÜK, ÇÜLÜL, DÜLÜK, FÜLÜS, GÜLÜÇ, GÜLÜF, GÜLÜL, GÜLÜM, GÜLÜR, HÜLÜK, HÜLÜN, HÜLÜP, KÜLÜK, KÜLÜL, KÜLÜN, KÜLÜP, Devamını Oku »»
BÜLÜ, CÜLÜ, GÜLÜ, HÜLÜ, KÜLÜ, LÜLÜ, PÜLÜ, SÜLÜ, TÜLÜ, ÜLÜÇ, ÜLÜK, ÜLÜS, ÜLÜŞ, ÜLÜZ, YÜLÜ
ÜLÜ
ÜLÜ
Düğünde gönderilen çerez, armağan. Çocuklara verilen küçük armağan. Sadaka. Armağan. Pay, kısmet: Ülüsünü göğden bekleyenin ölüsünü toprak yer. Yoksul komşuya gönderilen yemek. ölü evine gönderilen akşam yemeği. Yiyecek. 1. Kurban etinden verilen sadaka. Şaşma ünlemi: Bizim davar kiremitliğe çıkmış, ülü! Nasıl çıktı ki?. Elenmiş bulgurun incesi. Komşuların birbirine gönderdiği yemek. Ölü. Hisse, pay, kısmet, kısım, bölük.
GÜLÜMSEYEBİLME
Gülümseyebilmek işi.
TABİATÜSTÜCÜLÜK
Doğaüstücülük.
KARŞITGÖRÜŞLÜLÜK
Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma.
DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK
Düşündürücü olma durumu.
GÜLÜMSEYİVERME
Gülümseyivermek işi.
GÜLÜMSEYEBİLMEK
Gülümseme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TECAHÜLÜARİFANE
Tecahülüarif.
GÜLÜNÇLEŞTİRMEK
Gülünç duruma getirmek.
GÜLÜMSERLEŞMEK
Gülümsemek, gülümser gibi yapmak.
GÜLÜMSEYİVERMEK
Bir an gülümsemek.
KARİKATÜRCÜLÜK
Karikatürcünün yaptığı iş, çizerlik, karikatüristlik.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
Embriyo gelişiminde ince bağırsağın orta bölgesindeki vitellus kesesi artıklarından oluşan duktus vitellinus içerisindeki kalıntılar.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
DEDEGÜLÜÇİVİSİ
Boyunduruktan gelen bir sırım yardımıyla sabanın toprağa az ya da çok girmesini sağlayan ok üzerindeki bir kaç çivi. (Yenikent Aksaray Niğde).
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BABACAN
Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).
AFSUNLU
Büyülü.
BAKIR
Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
ALKIŞÇI
Alkışlayan kimse. Şakşakçı, dalkavuk, yüze gülücü, yağcı kimse.
BAĞIŞIK
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AYDIN
Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
ANLAYIŞLI
Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.
AĞLAMAKLI
Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ATATÜRKÇÜ
Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.
ARILAR
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.
AFSUNCULUK
Büyücülük.
AYDINLIK
Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.