ÜLE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "üle" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. üle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu üle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÜLEŞTİRİLMEK

11 harfli kelimeler

ÜLEŞTİRİLME

10 harfli kelimeler

ÜLEŞTİRMEK

9 harfli kelimeler

ÜLEŞTİRME, ÜLEŞTİRİM, ÜLEŞİLMEK

8 harfli kelimeler

ÜLEFESİZ, ÜLEŞİLME

7 harfli kelimeler

ÜLEZMEK, ÜLETMEK, ÜLEŞMEK

6 harfli kelimeler

ÜLEŞKE, ÜLEŞÜK, ÜLEŞME, ÜLEŞİK, ÜLEMEK

5 harfli kelimeler

ÜLEŞA, ÜLESE, ÜLEME, ÜLEFE

4 harfli kelimeler

ÜLEŞ, ÜLEN, ÜLET, ÜLEK, ÜLEZ

3 harfli kelimeler

ÜLE

Bazı kelimelerin anlamları

ÜLE

Değil mi?. Efendi. Seslenme ünlemi. Ulan!. Öyle (bk. öyle). Öyle. (hitap) ula, lan.

ÜLEŞTİRME

Üleştirmek işi, bölüştürme, dağıtma, tevzi.

ÜLEZMEK

Hastalıktan incelmek, zayıflamak.

ÜLEŞTİRİM

Üleştirme işi. Toplumsal ürünün ticari etkinlikler aracılığıyla tüketicilere dağıtılması.

ÜLEŞİLME

Üleşilmek işi.

ÜLEŞTİRİLMEK

Üleştirme işi yapılmak.

ÜLEŞKE

Tümsayı olmayan, usçul (rasyonel) bir sayıyı gösteren simge. Birimin bir parçası. Bu parçanın bir katı. Bir tümsayının bir başka tümsayıya oranı. Anlamdaş. üleşik sayı.

ÜLEŞMEK

Bölüşmek, paylaşmak.

ÜLEFESİZ

Kılıksız.

ÜLEŞİLMEK

Üleşme işi yapılmak.

ÜLEŞİK

Bölüşme, paylaşma. Pay. Su çizgisi, su terazisi. Paylaşılmış.

ÜLEŞTİRİLME

Üleştirilmek işi.

ÜLETMEK

Balta, keser, bıçak gibi gereçlerin ağzını keskinleştirmek, biletmek. İletmek, ulaştırmak.

ÜLEŞTİRMEK

Pay ederek dağıtmak, bölüştürmek. Herkesin payını kendisine vermek, bölüp dağıtmak, tevzi etmek.

ÜLEŞME

Üleşmek işi.

ÜLEŞÜK

Hisse, pay. Taksim, tevzi, pay etme.

  -   -   -  

Anlamında ÜLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRCA

Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.

AFSUNLANMA

Büyülenme.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

ALAZA

Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALELADE

Her zaman görülen, olağan. Bayağı.

AFSUNLANMAK

Büyülenmek.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

ALPAKS

Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

AFSUNLAMA

Büyüleme.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

AFSUNLAMAK

Büyülemek.