Kelimeler arşivi içinde; başında "üle" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. üle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜLEŞTİRİLMEK
ÜLEŞTİRİLME
ÜLEŞTİRMEK
ÜLEŞTİRME, ÜLEŞTİRİM, ÜLEŞİLMEK
ÜLEFESİZ, ÜLEŞİLME
ÜLEZMEK, ÜLETMEK, ÜLEŞMEK
ÜLEŞKE, ÜLEŞÜK, ÜLEŞME, ÜLEŞİK, ÜLEMEK
ÜLEŞA, ÜLESE, ÜLEME, ÜLEFE
ÜLEŞ, ÜLEN, ÜLET, ÜLEK, ÜLEZ
ÜLE
ÜLE
Değil mi?. Efendi. Seslenme ünlemi. Ulan!. Öyle (bk. öyle). Öyle. (hitap) ula, lan.
ÜLEŞTİRME
Üleştirmek işi, bölüştürme, dağıtma, tevzi.
ÜLEZMEK
Hastalıktan incelmek, zayıflamak.
ÜLEŞTİRİM
Üleştirme işi. Toplumsal ürünün ticari etkinlikler aracılığıyla tüketicilere dağıtılması.
ÜLEŞİLME
Üleşilmek işi.
ÜLEŞTİRİLMEK
Üleştirme işi yapılmak.
ÜLEŞKE
Tümsayı olmayan, usçul (rasyonel) bir sayıyı gösteren simge. Birimin bir parçası. Bu parçanın bir katı. Bir tümsayının bir başka tümsayıya oranı. Anlamdaş. üleşik sayı.
ÜLEŞMEK
Bölüşmek, paylaşmak.
ÜLEFESİZ
Kılıksız.
ÜLEŞİLMEK
Üleşme işi yapılmak.
ÜLEŞİK
Bölüşme, paylaşma. Pay. Su çizgisi, su terazisi. Paylaşılmış.
ÜLEŞTİRİLME
Üleştirilmek işi.
ÜLETMEK
Balta, keser, bıçak gibi gereçlerin ağzını keskinleştirmek, biletmek. İletmek, ulaştırmak.
ÜLEŞTİRMEK
Pay ederek dağıtmak, bölüştürmek. Herkesin payını kendisine vermek, bölüp dağıtmak, tevzi etmek.
ÜLEŞME
Üleşmek işi.
ÜLEŞÜK
Hisse, pay. Taksim, tevzi, pay etme.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.
AFSUNLANMA
Büyülenme.
AL
Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ALAZA
Dökülen tohumlarla ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl, soğan vb.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALELADE
Her zaman görülen, olağan. Bayağı.
AFSUNLANMAK
Büyülenmek.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
ALPAKS
Kolayca bükülebilen alüminyum ve silisyum karışımı.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AFSUNLAMA
Büyüleme.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.
AFSUNLAMAK
Büyülemek.