Sonu ÜKE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "üke" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu üke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında üke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde üke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

ACARBÜKE, AĞANBÜKE

7 harfli kelimeler

EKEBÜKE, SÜRTÜKE, YAYBÜKE

6 harfli kelimeler

HAKÜKE, HEKÜKE, SÜBÜKE, SÜLÜKE, TENÜKE

4 harfli kelimeler

DÜKE, KÜKE, SÜKE

3 harfli kelimeler

ÜKE

Bazı kelimelerin anlamları

ÜKE

Onur, şeref.

SÜBÜKE

Külçe altın. Süpürge.

YAYBÜKE

Güçlü kimse.

TENÜKE

Teneke.

SÜLÜKE

Alçak gönüllülük.

DÜKE

Boğaya gelmemiş iki üç yaşında dişi dana, düve. Sütleğen denilen otun çıkardığı beyaz ve kıvamlı, zehirleyici sıvı.

HAKÜKE

Duvar altından geçen su yolu deliği.

ACARBÜKE

Güzel yüzlü hanım, sevimli hanım.

HEKÜKE

Sınır. Üstü taşlarla kapatılmış su yolu.

KÜKE

Küçük ekmek.

AĞANBÜKE

Göğe doğru yükselen hanım, göğe doğru yükselen güzel.

SÜRTÜKE

Kibrit. İçi pamuklu hırka.

EKEBÜKE

Yaşı küçük olduğu halde sözleri ve işleri büyük olan (çocuk).

SÜKE

Kaba.

  -   -   -  

Anlamında ÜKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BESNİ

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.

DİNOZORLAR

Omurgalı hayvanlardan sürüngenler sınıfına giren, soyu tükenmiş bir takım.

DOLMAK

Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.

ÇÖMELMEK

Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

ELEKTRON

Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

ENGİNAR

Birleşikgillerden çok yıllık, dikenli bitki (Cynara scolymus). Bu bitkinin sebze olarak tüketilen, iri, yuvarlak, yeşil çiçeği.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

DÜŞMAN

Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).

ÇARÇUR

"Gereksiz yerlere harcayıp tüketmek" anlamındaki çarçur etmek ve "gereksiz yere harcanmak, ziyan olmak" anlamlarındaki çarçur olmak sözlerinde geçer.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

BÜKÜCÜ

Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

ERİMEK

Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.

BİTKİN

Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.

EKSİK

Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

DİNGİN

Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.

BERKEMAL

Mükemmel, pek iyi.

BİTİRMEK

Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak.

BÜYÜKELÇİLİK

Büyükelçi olma durumu. Büyükelçinin yaptığı iş. Büyükelçi ve elçilikte çalışanların içinde bulunduğu bina.