Kelimeler arşivi içinde; sonunda "öğme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu öğme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında öğme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde öğme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÖĞME
Tahinli pide. Yağlı ekmek, pide. Haşhaşlı ekmek. Bulamaç.
DÖĞME
Döğülüp kabuğu çıkartılmış buğday, yarma. Kepeği alınan buğdaydan yapılan pilav. Ahlat, armut gibi yemişlerin tokmakla ezilerek kurutulmuşu. Ceviz, dut kurusu, fındık, pestil, şekeri birlikte döğerek yapılan yiyecek. Kadınların yüzlerinin iki yanına takılan altın süs. Dayanıklı, kaim odun. Bakır ya da sarı levhaları çekiçle biçimlendirme işi.
ÇÖĞME
Çöğmek işi. Yıldız kayması.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRPİŞTİRMEK
Hafif olarak döğmek.
ARDIRMAK
Sopa ile üstüne yürümek. El ile, sopa ile döğmek. Yükletmek.
DUTMAÇ
İnce ince kesilen hamurdan yapılmış çorba. Ufak ufak kesilmiş hamur suda haşlandıktan sonra pişmiş mercimek ve sarımsaklı yoğurtla karıştırılarak yapılan yemek. Döğmeden yapılmış yemek. Çok yağlı ya da tatlı olan yiyecek tıkamak. Erişte çorbası. (Yenikent Aksaray Niğde).
DÜVMEK
Dövmek, karşılığı domek, doğmek. Döğmek. Kırarak ezmek, dövmek.
EĞSER
Döğme ya da köşeli büyük çivi.
ALIKALMAK
Geri kalmak: Döğmediği kapı, alıkalmadığı iş yok.
DÖGÜN
Tedavi için kol ve ayakta açılan yara, yakı. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.
DÖĞÜN
Bacaktaki ağrıyı gidermek için nohut yakısı ile açılan yara. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme. Yakı, dağlamakla açılan yara. Vücudun bir yerine iğneler batırarak şekil yapıldıktan sonra üzerine çivit, barut gibi şeyler dökülmekle deri üzerinde meydana gelen sabit boyalı iz. Döğünme, matem.
DÜĞDÜ
Balta, kazma, keser ve benzerleri aygıtların çivi, kazık çakmaya yarayan kısmı. Ağzı körlenmiş balta, keser, bıçak. Kuş gagası. Ufak ve tek tepe. Tepelerin en yüksek yeri. Yumru. Çekiç ve keser gibi âletlerin bir şeyi döğmeye ve ezmeye yarayan tarafı, düz ve yuvarlak kısmı.
BİŞŞEK
Yayık döğmede kullanılan ağaç. Yayığın emziğine takılan tıkaç.
ABUR
Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Kılık, kıyafet, biçim. Öğme, medih. Karalâhana, fasulye ve mısır unu ile yapılan bir çeşit yemek. Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler.
EĞSERİ
Çoğunluk, ekseriyet. Döğme ya da köşeli büyük çivi. Çivi. Çivi, demir çivi.
DÖĞNÜK
Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.
DÖVÜN
Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.
DİŞEYİ
Taşları yontmak için kullanılan dişli bir çeşit çekiç. Daha keskinleştirmek için, orak ile çekicin ağız kısımlarını döğmekte kullanılan örs ile çekiç. (Serinköyü Sincanlı Afyonkarahisar).
ENSER
Döğme ya da köşeli büyük çivi. Keser. Çivi.
DÖĞMELİ
Sim işlemeli ipek kumaş: Ben döğmeli bürüğümü satıyorum.
ELİCEK
İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Boyunduruğun ileri gitmemesi için kullanılan ağaç araç. Yayıkların içinde hareket ettirilen, ağaçtan yapılmış kol. Çıkrık. Bulgur çekme taşlarının arasına konulan delikli ağaç parça. Cıva gibi kabına sığamayan beş yaşına kadar çocuk. Ekin döğmekte kullanılan dirsekli deynek. (Beyceli Fatsa Ordu). Ekin biçilirken tırpanın elle tutulan kısmı. (Amasya). Çorum şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ENKSER
Döğme ya da köşeli büyük çivi.
BİŞŞEG
Yayık döğmede kullanılan ağaç.