Kelimeler arşivi içinde; başında "öğre" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. öğre ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öğre ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öğre olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖĞRENİŞTİRMEK
ÖĞRENEBİLMEK, ÖĞRENİVERMEK, ÖĞRENCİMELİG, ÖĞRETEBİLMEK
ÖĞRETMENLİK, ÖĞRENİVERME, ÖĞRENEBİLME, ÖĞRETEBİLME, ÖĞRENCELİYH, ÖĞRENBEŞLİK, ÖĞRETİCİLİK, ÖĞRENBEÇLİK, ÖĞRENBECLİK, ÖĞRETMENEVİ
ÖĞRENİLMEK, ÖĞRENİŞMEK, ÖĞRETLEMEK, ÖĞRETİLMEK, ÖĞRELENMEK, ÖĞRENMEDÜK, ÖĞRENÇELİK, ÖĞRENCİLİK, ÖĞRENCELİK
ÖĞRETİLME, ÖĞREDİREK, ÖĞRENİMLİ, ÖĞRENİLME, ÖĞRELEMEK
ÖĞRETMEN, ÖĞRETMEK, ÖĞREKOTU, ÖĞRENDİK, ÖĞRENMEK, ÖĞRENCEK, ÖĞRETİCİ
ÖĞRETGİ, ÖĞRETME, ÖĞRETİŞ, ÖĞRETİM, ÖĞREMEK, ÖĞRENCE, ÖĞRENİM, ÖĞRENCİ, ÖĞRENDE, ÖĞRENME, ÖĞRENEK, ÖĞRENİG, ÖĞRENİK, ÖĞRENİŞ
ÖĞRETİ
ÖĞRET, ÖĞREK
ÖĞRE
ÖĞRE
Eğitim.
ÖĞRETİCİLİK
Öğretici olma durumu.
ÖĞRENİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede öğrenmek.
ÖĞRENEBİLMEK
Öğrenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖĞRENEBİLME
Öğrenebilmek işi.
ÖĞRENİVERME
Öğrenivermek işi.
ÖĞRETMENLİK
Öğretmenin görevi.
ÖĞRENCELİYH
İlk öğretilen iş karşılığında alınan para.
ÖĞRENBECLİK
İşi, ilk kez yapma deneme.
ÖĞRENCİMELİG
İlk yapılan iş, deneme, temrin.
ÖĞRETEBİLMEK
Öğretme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖĞRETEBİLME
Öğretebilmek işi.
ÖĞRETMENEVİ
Öğretmenlerin barınma, yemek, eğlence vb. gereksinimlerini karşılamak üzere yapılmış bina.
ÖĞRENİŞTİRMEK
Başkasını kendisine alıştırmak, munis kılmak.
ÖĞRENBEÇLİK
İlk yapılan iş, deneme, temrin.
ÖĞRENBEŞLİK
İlk yapılan iş, deneme, temrin.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
BABİLİK
XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
ATOMCULUK
Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.
ANLIKÇILIK
Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
ANATOMİCİ
Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
ANAYASACI
Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
ANTİEMPERYALİZM
Emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.