Kelimeler arşivinde; içinde "öğre" olan, toplam 72 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öğre bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu öğre ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öğre olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞÖĞRETMENLİK
YÜKSEKÖĞRETİM, ÖĞRENİŞTİRMEK, YÜKSEKÖĞRENİM
ÖĞRENCİMELİG, ÖĞRENİVERMEK, ÖĞRENEBİLMEK, ÖĞRETEBİLMEK
ÖĞRETİCİLİK, ÖĞRETMENLİK, ÖĞRENİVERME, ÖĞRETMENEVİ, ELÖĞRENCEĞİ, ÖĞRENBECLİK, ÖĞRENBEÇLİK, ÖĞRENBEŞLİK, ÖĞRENCELİYH, ÖĞRENEBİLME, ÖĞRETEBİLME, ÖZÖĞRENİMLİ, ORTAÖĞRENİM, ORTAÖĞRETİM, BAŞÖĞRETMEN
İLKÖĞRENİM, ÖĞRELENMEK, ÖĞRENCİLİK, ÖĞRENİŞMEK, ÖĞRENİLMEK, ÖĞRETLEMEK, ÖĞRENCELİK, İLKÖĞRETİM, ÖĞRENÇELİK, ÖĞRENMEDÜK, ÖĞRETİLMEK
ÖĞRETİLME, ÖĞRELEMEK, ÖĞREDİREK, ÖĞRENİLME, ELÖĞRENCİ, BAŞBÖĞREK, ÖĞRENİMLİ
ÖĞREKOTU, ÖĞRENCEK, ÖĞRETMEN, ÖĞRETMEK, ÖĞRENMEK, ÖĞRETİCİ, ÖĞRENDİK
ÖĞRENİG, ÖĞRENİK, ÖĞRENEK, ÖĞRETGİ, PÖĞRENK, ÖĞRENCE, ÖĞRENCİ, ÖĞRENİM, ÖĞRENİŞ, ÖĞRENME, ÖĞRETİM, ÖĞRETİŞ, ÖĞRETME, ÖĞREMEK, ÖĞRENDE
BÖĞREK, GÖĞREK, ÖĞRETİ, KÖĞREK, PÖĞREK
ÇÖĞRE, ÖĞRET, ÖĞREK
ÖĞRE
ÖĞRE
Eğitim.
ÖĞRETEBİLMEK
Öğretme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖĞRENBEÇLİK
İlk yapılan iş, deneme, temrin.
ÖĞRETMENLİK
Öğretmenin görevi.
BAŞÖĞRETMENLİK
Başöğretmen olma durumu, başmuallimlik. Başöğretmenin yaptığı iş, başmuallimlik.
YÜKSEKÖĞRETİM
Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.
ÖĞRETMENEVİ
Öğretmenlerin barınma, yemek, eğlence vb. gereksinimlerini karşılamak üzere yapılmış bina.
ÖĞRENEBİLMEK
Öğrenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YÜKSEKÖĞRENİM
Ortaöğrenim düzeyi üstündeki öğrenim, yüksek tahsil.
ÖĞRETİCİLİK
Öğretici olma durumu.
ÖĞRENBECLİK
İşi, ilk kez yapma deneme.
ÖĞRENİŞTİRMEK
Başkasını kendisine alıştırmak, munis kılmak.
ELÖĞRENCEĞİ
Nakış, oya ve benzerleri el işi yapan kimselerin ilk işledikleri şey.
ÖĞRENCİMELİG
İlk yapılan iş, deneme, temrin.
ÖĞRENİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede öğrenmek.
ÖĞRENİVERME
Öğrenivermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AKADEMİSYEN
Öğretim elemanı.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
ADCI
Adcılık öğretisine bağlı (kimse), isimci.
BABİLİK
XIX. yüzyılda, İran'da Ali Muhammed Bab'ın kurduğu dinî öğreti.
ATOMCULUK
Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
ANLIKÇILIK
Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ANTİEMPERYALİZM
Emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
ANATOMİCİ
Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
ANAYASACI
Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.