Sonu ÖKEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "öken" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu öken ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında öken olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde öken olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YAPRAKDÖKEN

10 harfli kelimeler

ŞERİTDÖKEN, PALANDÖKEN, SAMANDÖKEN, SAKALDÖKEN

9 harfli kelimeler

ORTASÖKEN, KURTDÖKEN

8 harfli kelimeler

KÜLTÖKEN, KEPÇÖKEN, ŞARDÖKEN, NALDÖKEN, TERDÖKEN, KÜLDÖKEN

5 harfli kelimeler

KÖKEN, BÖKEN, SÖKEN

4 harfli kelimeler

ÖKEN

Bazı kelimelerin anlamları

ÖKEN

Öksürük. Hayvanlara yük yüklemeye yarayan ip, enli kuşak, kolan.

SAMANDÖKEN

Samanyolu. Ardahan ilinde, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep kenti, Nizip belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

PALANDÖKEN

Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

NALDÖKEN

Taşlı, çakıllı yol.

KURTDÖKEN

Solucanları öldürerek ya da uyuşturarak, bulundukları örgenin doğal devimleri ve salgıları yardımıyla vücuttan dışarı atabilme etkisi gösteren ilâç; solucan düşürücü.

SAKALDÖKEN

Keten helvası.

BÖKEN

Tandırda pişen yuvarlak ekmek. Cıvık hamurun yağda kızartılması ve üstüne şeker, bal ekilmesiyle yapılan yiyecek.

KEPÇÖKEN

Kâbus.

KÜLTÖKEN

Kadın, eş.

ORTASÖKEN

Kırıkkale kenti, Keskin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ŞERİTDÖKEN

Şeritleri uyuşturarak, içirilen sürgüt ve bağırsakların doğal devimleri yardımıyla vücuttan dışarı atan ilâç.

ŞARDÖKEN

Çağlayan.

KÜLDÖKEN

Kadın, eş.

TERDÖKEN

Diyarbakır şehri, Hazro ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KÖKEN

Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

YAPRAKDÖKEN

Sonbaharda esen yel.

  -   -   -  

Anlamında ÖKEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

ETİMOLOJİK

Köken bilimsel.

ÇÖKÜNTÜ

Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

ANTROPOLOJİ

İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.

AFRİKALI

Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.

İBRİKÇİ

İbrikle su taşıyan kimse. İbrikle su döken kimse. İbrik yapan veya satan kimse.

ETİMOLOG

Köken bilimci.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

KARAKUCAK

Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılmış olan en eski, geleneksel Türk güreşi.

ENTERTİP

Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

ETİMOLOJİ

Köken bilimi.

ASILLI

Bir kökene dayanan, kökenli.

JEOSENKLİNAL

Yer kabuğunun uzun bir süre çöken, buna bağlı olarak kat kat kalın tortullarla dolmuş bulunan bölümü.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ESASEN

Başından, temelinden, kökeninden. Aslında. Nasıl olsa, gene. Zaten.

KARATE

Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.