İçinde ÖKEN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öken" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öken bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öken ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öken olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YAPRAKDÖKEN, KÖKENLENMEK

10 harfli kelimeler

KÖKENLENME, TÖKENNEMEK, ŞERİTDÖKEN, SAMANDÖKEN, SAKALDÖKEN, KÖKENLEMEK, PALANDÖKEN

9 harfli kelimeler

SÖKENMEYH, KURTDÖKEN, ORTASÖKEN

8 harfli kelimeler

KÖKENSEL, ŞARDÖKEN, SÖKENMEK, TERDÖKEN, KÖKENSİZ, KÜLDÖKEN, KÜLTÖKEN, KÖKENLİK, NALDÖKEN, KEPÇÖKEN

7 harfli kelimeler

KÖKENLİ, ÖKENCEK, ÖKENMEK

6 harfli kelimeler

HÖKENA, ÇÖKENE

5 harfli kelimeler

KÖKEN, SÖKEN, BÖKEN

Bazı kelimelerin anlamları

ÖKEN

Öksürük. Hayvanlara yük yüklemeye yarayan ip, enli kuşak, kolan.

SAKALDÖKEN

Keten helvası.

KÖKENLEMEK

Fidan ya da asma çubuğu dikmek.

KURTDÖKEN

Solucanları öldürerek ya da uyuşturarak, bulundukları örgenin doğal devimleri ve salgıları yardımıyla vücuttan dışarı atabilme etkisi gösteren ilâç; solucan düşürücü.

SÖKENMEK

Uzanmak, yatmak, yaslanmak. Başı ele dayayarak yan yatmak. Dayanmak.

KÖKENLENMEK

Kökeni olmak, kökene sahip bulunmak.

ŞARDÖKEN

Çağlayan.

KÖKENSEL

Kökenle ilgili olan.

SÖKENMEYH

Yaslanmak, dayanmak.

ŞERİTDÖKEN

Şeritleri uyuşturarak, içirilen sürgüt ve bağırsakların doğal devimleri yardımıyla vücuttan dışarı atan ilâç.

SAMANDÖKEN

Samanyolu. Ardahan ilinde, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep kenti, Nizip belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

PALANDÖKEN

Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

YAPRAKDÖKEN

Sonbaharda esen yel.

KÖKENLENME

Kökenlenmek işi.

TÖKENNEMEK

Ayağı engele takılıp sendelemek, düşer gibi olmak.

ORTASÖKEN

Kırıkkale kenti, Keskin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında ÖKEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESASEN

Başından, temelinden, kökeninden. Aslında. Nasıl olsa, gene. Zaten.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

ETİMOLOJİK

Köken bilimsel.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

AFRİKALI

Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.

ANTROPOLOJİ

İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.

KARAKUCAK

Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılmış olan en eski, geleneksel Türk güreşi.

BİYOLOJİ

Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

ÇÖKÜNTÜ

Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

ETİMOLOJİ

Köken bilimi.

KARATE

Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi.

ASILLI

Bir kökene dayanan, kökenli.

BAĞDAŞTIRMACILIK

Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

ENTERTİP

Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi.

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

İBRİKÇİ

İbrikle su taşıyan kimse. İbrikle su döken kimse. İbrik yapan veya satan kimse.

JEOSENKLİNAL

Yer kabuğunun uzun bir süre çöken, buna bağlı olarak kat kat kalın tortullarla dolmuş bulunan bölümü.

ETİMOLOG

Köken bilimci.

ÇÖKELTİ

Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.