ÇIV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çıv" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. çıv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çıv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çıv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ÇIVITALACASI

11 harfli kelimeler

ÇIVGARLAMAK

10 harfli kelimeler

ÇIVILDAMAK

9 harfli kelimeler

ÇIVDIRGIN, ÇIVDIRMAH, ÇIVDIRMAK, ÇIVGARACI

8 harfli kelimeler

ÇIVGALAR, ÇIVLAMAK, ÇIVIRMAK, ÇIVINCAK, ÇIVILGIN

7 harfli kelimeler

ÇIVRAMA

6 harfli kelimeler

ÇIVĞIN, ÇIVKIN, ÇIVKAR, ÇIVMAH, ÇIVIKİ, ÇIVMAK, ÇIVGIN, ÇIVGAR, ÇIVGAN, ÇIVTAN

5 harfli kelimeler

ÇIVIL, ÇIVMA, ÇIVKI, ÇIVKA, ÇIVIH, ÇIVĞA, ÇIVAÇ

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIV

Kestane çubuğundan örülmüş yemek sinisi.

ÇIVGARACI

Pulluğu boyunduruğa bağlayan ara ağaç. (Kırklareli).

ÇIVILDAMAK

Fısıldamak.

ÇIVILGIN

Kıvılcım.

ÇIVLAMAK

Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Fışkırarak akmak.

ÇIVGALAR

Antalya şehri, Kızılcadağ nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇIVDIRMAK

Delirmek. Fırlatmak. Ağacın kabuğunu yontarak özünü çıkarmak.

ÇIVINCAK

Salıncak: Bahçedeki çıvıncakta çıvdım.

ÇIVKIN

Rüzgârda karla karışık yağan yağmur.

ÇIVITALACASI

Bitkilerde görülen bir çeşit hastalık.

ÇIVĞIN

Rüzgârda karla karışık yağan yağmur. Ağaçların verdikleri yeni sürgün, filiz.

ÇIVRAMA

El tezgahında dokunmuş gömleklik bez. (Esri, Borcak Söğüt Bilecik).

ÇIVIRMAK

Çağırmak, bağırmak.

ÇIVDIRMAH

Delirmek.

ÇIVGARLAMAK

Bir çift öküzün önüne bir çift daha koşmak: Bizim hayvanlar çekmedi, senin atları da getir de çıvgarlayalım.

ÇIVDIRGIN

Çıldırmış, deli kişi.

  -   -   -  

Anlamında ÇIV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HARÇ

Harcanan para, masraf. Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılmış olan karışım. Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para. Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı. Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü. Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak. Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler.

BAKÇIVANCI

Bahçıvan.

BAĞMAN

Bağlara bakan kimse, bağ bekçisi. Bostan. Bahçıvan.

KAÇIVERME

Kaçıvermek işi.

SAÇIVERME

Saçıvermek işi.

ÇIVKAR

Boyunduruğa koşulmuş öküzlerin arkasına yardım olarak koşulmuş bir çift öküz. Yardım: Fukaralara çıvkar etmeli. Pulluk, öküzle kullanılacağı zaman pulluk halkasından takılan ok.

AVARCI

Sebze bahçıvanı (kadın).

ÇIVMA

Çıvmak işi.

ŞIVGIN

Budanmış yaşlı ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün, çıvgın. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur, çıvgın.

AÇIVERME

Açıvermek işi.

TARAK

Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).

FİLİZ

Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.

KELBERİ

İdare, kandil konulan yer. İpli bahçıvan küreği. Fırıncıların kullandıkları eğri demir. Har-manda sap ve saman toplamakta kullanılan ucu eğri sopa.

BAHÇIVANLIK

Bahçıvanın yaptığı iş.

ÇIVMAK

Atlamak, sıçramak, zıplamak. Hızla giden bir şey bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, sapmak, inhiraf etmek. Atlamak, sıçramak, fırlamak. Kaçmak. (hayvanlar). Hayvan yoldan çıkmak. Atılan mermi hedeften aşmak. Yıldız kaymak. Bir yere atılan taş düz olarak gitmek. Ağaç, filiz vermek. Sallanmak: İlkbaharda bahçelerde salıngaç yapıp çıvmak çok hoş olur. Dikine uzanmak.

ZIĞIRDIM

Esintiyle savrularak yağan karla karışık yağmur, çıvgın.

PARALIK

Bahçıvancılıkta taneyle satılan sebze (patlıcan vb.).

GAYGANA

Yumurta ve un, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit omlet. Yumurta un ve benzerleri şeyler, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit tatlı. Yumurtaya batırılarak yağda kızartılan ekmek. Yağda kızartılarak yapılan bir çeşit börek. Toprağın sertleşmesi hali: Tarla, su görüpte havalar kurak gidince kaygana gibi kaldı. Bahçıvan tırmığı. Yağda kızartılarak yapılan ince mısır ekmeği. Küçük, demir tırmık. (Satılmış Eskişehir). Un, yumurta ve yağla yapılan aş. Pekmez, un ve yağla yapılan tatlı.