Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çıy" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çıy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çıy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çıy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇIY
Çiy, pişmemiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KORUYUCU
Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).
KOPARMAK
Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.
ASALAKBİLİM
Asalakların yapısını, yaşayışını, konakçıyla ilişkisini ve yaptığı hastalıklarla bu hastalıklara karşı girişilecek savaşı konu seçen bilim dalı. Asalakları inceleyen bilim dalı, parazitoloji.
AKRAP
Hayvanların yularlarında, yanak kısmına takılan ve hayvanın hızlı yürümesini sağlıyan üç veya dört dişli demir parçası. Kurt ve köpekler tarafından boğulmasını önlemek için köpeklerin boynuna takılan sivri madeni gerdanlık, tasma. Akrep. Siyah renkli bir çeşit kertenkele. Çıyan. Kahveye benzer yemişleri olan bir çeşit bitki. Yedeğe gelmeyen hayvanı yürütmek, tembel hayvanı uyarıp çalıştırmak için hayvanların çene altlarına konan dişli demir araç. (Karaağaç Bi.; Oklubalı, Çepni Eskişehir; Mudurnu Bolu).
EDİBANE
Terbiyeli, nazik. Edebiyatçıya yakışır bir biçimde.
FIÇILAMAK
Fıçıya koymak.
İLETKİ
Bir açıyı ölçmeye ve başka bir yerde aynı açıyı çizmeye yarayan, yarım çember biçimindeki araç, açıölçer, mastara, minkale.
AMASTİGOT
Tripanosomatid protozoonların özellikle Leishmania türlerinin ışık mikroskobunda görülemeyen yuvarlak, kinetoplastı ve bazal cismi bulunan ve parazitin yüzeyine ulaşmayan bir kamçıya sahip hücre içi paraziter gelişim evresi, mikromastigot veya Leishman-Donovan cisimi.
STERADYAN
Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr).
BÜYÜTME
Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
RADYAN
Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi. Işın ya da ısı yayan.
BÖCÜYH
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
ÜSLUP
Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.
BÖCE
Böcü. Börülce. Bit. Sırtlan. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.
ÇAYAN
Akrep, yılan, çıyan, kırkayak vb. zehirli hayvan.
KIYAKLIK
Kıyak olma durumu. Kıyakçıya yakışır davranış.
BÖCCÜK
Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
KULVAR
Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan.
FIÇILAMA
Fıçıya koyma, fıçıya doldurma.