ÇIY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çıy" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. çıy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çıy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çıy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ÇIY

Çiy, pişmemiş.

ÇIYAN

Çok ayaklılardan, sarımtırak renkte, zehirli bir böcek (Scolopendra). Hain.

ÇIYA

Kıvılcım.

ÇIYANLAR

Myriapoda üst sınıfında bulunan her vücut segmentinde bir çift ayağı bulunan, 15-173 çift ayağa sahip, ilk vücut segmentindeki ayaklar zehir bezlerine sahip pençeler biçiminde modifiye olmuş, ısırıklarıyla sinekleri ve küçük memelileri felç eden ve öldüren, Scolopendra cinsine bağlı türleri insanlar da oldukça acı veren ısırıklara neden olan uzun eklem bacaklılar, Chilopoda.

ÇIYANLIK

Hain olma durumu, hainlik.

  -   -   -  

Anlamında ÇIY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMASTİGOT

Tripanosomatid protozoonların özellikle Leishmania türlerinin ışık mikroskobunda görülemeyen yuvarlak, kinetoplastı ve bazal cismi bulunan ve parazitin yüzeyine ulaşmayan bir kamçıya sahip hücre içi paraziter gelişim evresi, mikromastigot veya Leishman-Donovan cisimi.

BÖCE

Böcü. Börülce. Bit. Sırtlan. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.

EDİBANE

Terbiyeli, nazik. Edebiyatçıya yakışır bir biçimde.

KORUYUCU

Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).

STERADYAN

Bir kürenin merkezini tepe olarak alan ve küre yüzeyi üzerinde, kenarı bu kürenin yarı çapına eşit bir kare kadar alan ayıran, uzay açıya eşit, uzay açı birimi (sr).

BÖCCÜK

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

RADYAN

Bir dairede yarıçap uzunluğundaki yay parçasını gören merkez açıya eşit açı ölçme birimi. Işın ya da ısı yayan.

ÇAYAN

Akrep, yılan, çıyan, kırkayak vb. zehirli hayvan.

KOPARMAK

Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

ASALAKBİLİM

Asalakların yapısını, yaşayışını, konakçıyla ilişkisini ve yaptığı hastalıklarla bu hastalıklara karşı girişilecek savaşı konu seçen bilim dalı. Asalakları inceleyen bilim dalı, parazitoloji.

İLETKİ

Bir açıyı ölçmeye ve başka bir yerde aynı açıyı çizmeye yarayan, yarım çember biçimindeki araç, açıölçer, mastara, minkale.

ÜSLUP

Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

FIÇILAMAK

Fıçıya koymak.

AKRAP

Hayvanların yularlarında, yanak kısmına takılan ve hayvanın hızlı yürümesini sağlıyan üç veya dört dişli demir parçası. Kurt ve köpekler tarafından boğulmasını önlemek için köpeklerin boynuna takılan sivri madeni gerdanlık, tasma. Akrep. Siyah renkli bir çeşit kertenkele. Çıyan. Kahveye benzer yemişleri olan bir çeşit bitki. Yedeğe gelmeyen hayvanı yürütmek, tembel hayvanı uyarıp çalıştırmak için hayvanların çene altlarına konan dişli demir araç. (Karaağaç Bi.; Oklubalı, Çepni Eskişehir; Mudurnu Bolu).

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

BÖCÜYH

Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s.

KULVAR

Yüzme ve atletizm yarışmalarında her yarışçıya ayrılan şerit. İçinde bulunduğu veya ilgili olduğu alan.

BÜYÜTME

Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.

FIÇILAMA

Fıçıya koyma, fıçıya doldurma.

KIYAKLIK

Kıyak olma durumu. Kıyakçıya yakışır davranış.