Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çeh" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çeh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çeh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çeh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇEH
Hayret bildirir ünlem.
LEÇEH
Baş örtüsü. Tülbentten beyaz baş örtüsü.
PÜRÇEH
Saçak.
LİÇEH
Tülbent, başörtüsü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARZUMAN
İstek, şiddetli istek. Bir oyun havası. Dilek. İstek, arzu; arzuman çehmek. İstek, arzu, iştiyak.
DIDIH
Kadının cinsiyet organı. Yüz, çehre.
ÇİPAR
Çopur, çiçek bozuğu. Biçim, şekil. Özel işaret, renk. Yüz, çehre.
AYSİMA
Çehresi, yüzü ay gibi parlak, nurlu, ışıklı, kutlu, uğurlu olan.
DIDIK
Yüz, çehre: Bugün bizim gelinin dıdığı eğilmiş. Gırtlağın boğaz ve dile yapışık olan kısmı. İbik. Çıplak. Çene altından bağlanan baş örtüsü. Yüz, çehre.
BURTARIK
Ekşi ve asık (çehre hakkında).
DUŞKA
Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt. Akılsız, düşüncesiz, sersem. Çene (Kızılca k.).
VECİH
Yüz, çehre.
ÇEHRELİ
Çehresi olan.
ÇEMRE
Çehre.
DİLEYİŞ
Daha çok, Tanrı'dan bir şey dilemek için söz arasına sıkıştırılan yakarış önermeleri: "Bir akşam ağzına ilaç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin; düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti."(Hüseyin Rahmi Gürpınar).
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
ÇEHRECE
Çehre bakımından.
AYNIN
Çehren, suretin, resmin.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
DİLEKLEME
(Söz sanatı terimi) Söz arasına, bir dilekte bulunmak veya Tanrıdan bir şey dilemek üzere sokuşturulan cümle. Bir akşam ağzına ilâç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin, düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti (H. Rahmi).
SURET
Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.
DİDAR
Yüz, çehre.
AŞGAR
Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).
FAÇA
İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.