Kelimeler arşivinde; içinde "çek" olan, toplam 490 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GERÇEKLEŞTİRİLMEK, ÇEKİÇLETİLEBİLMEK, ÇEKİNGENLEŞEBİLME, ÇEKİNGENLEŞTİRMEK
GERÇEKLEŞTİRİLME, ÇEKİÇLETİLEBİLME, ÇEKİNGENLEŞTİRME, GERÇEKLEŞEBİLMEK, ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
GERÇEKLEŞTİRMEK, GERÇEKÜSTÜCÜLÜK, ÇEKİÇLENEBİLMEK, ÇEKİÇLETEBİLMEK, ÇEKİÇLEYEBİLMEK, ÇEKİÇLEYİVERMEK, ÇEKİMLENEBİLMEK, ÇEKİMLEYEBİLMEK, ÇEKİŞTİREBİLMEK, GERÇEKLEŞEBİLME, KRALİÇEKELEBEĞİ, KÜÇÜKKARAPÜRÇEK
ÇEKİNGENLEŞMEK, ÇEKİRDEKLENMEK, ÇİÇEKLENDİRMEK, GERÇEKLEŞTİRME, ÇEKİÇLENEBİLME, ÇEKİÇLETEBİLME, ÇEKİÇLEYEBİLME, ÇEKİÇLEYİVERME, ÇEKİMLENEBİLME, ÇEKİMLEYEBİLME, ÇEKİŞTİREBİLME, GERÇEKMEDÜZLER, ÖLÇEKLENEBİLME, ŞARKICIÇEKİRGE
ÇEKİRDEKÇİLİK, ÇEKİRDEKLENME, ÇİÇEKSEVERLİK, ÇEKİÇLETİLMEK, ÇEKİNGENLEŞME, ÇEKİRDEKLEŞME, ÇEKİŞTİRİLMEK, ÇİÇEKLİHÜYÜĞÜ, ÇİÇEKLİKELLER, EKMEKÇEKECEĞİ, TOPLAMAÇEKİCİ, YUKARIÇİÇEKLİ
BÜYÜKÇEKMECE, ÇEKEMEMEZLİK, GERÇEKLEŞMEK, GERÇEKÜSTÜCÜ, KÜÇÜKÇEKMECE, PÜRÇEKLENMEK, YEŞİLÇEKİRGE, ÇEKİÇLETİLME, ÇEKİLEBİLMEK, ÇEKİLİVERMEK, ÇEKİNEBİLMEK, ÇEKİŞEBİLMEK, ÇEKİŞTİRİLME, DİNKALAHOÇEK, EKSİÇEKERLİK, GERÇEKLENMEK, GODENÇEKİRGE, İÇGERÇEKLEME, YERÇEKİRDEĞİ, YUKARIÇEKMEZ
ÇEKİMSENMEK, ÇEKİMSERLİK, ÇEKİMSİZLİK, ÇEKİNGENLİK, ÇEKİRDEKSEL, ÇEKİRDEKSİZ, ÇEKİŞTİRMEK, ÇİÇEKLENMEK, ÇİÇEKLEŞMEK, GERÇEKÇİLİK, GERÇEKLEMEK, GERÇEKLEŞME, ÖLÇEKSİZLİK, PÜRÇEKLENME, BAYRAKÇEKEN, BELÇEKECEĞİ, ÇEKENDEMİRİ, ÇEKERKAYIŞI, ÇEKERKAZIĞI, ÇEKİÇLENMEK, ÇEKİÇLETMEK, ÇEKİLEBİLME, ÇEKİLİVERME, ÇEKİLMEZLİK, ÇEKİMLENMEK, ÇEKİNDİRMEK, ÇEKİNEBİLME, ÇEKİRDEKÇİK, ÇEKİŞEBİLME, ÇİÇEKLİDERE, Devamını Oku »»
ÇEKEMEZLİK, ÇEKİÇLEMEK, ÇEKİMLEMEK, ÇEKİNİKLİK, ÇEKİNİLMEK, ÇEKİRDEKÇİ, ÇEKİRDEKLİ, ÇEKİŞMESİZ, ÇEKOSLOVAK, ÇİÇEKLEMEK, ÇİÇEKSEVER, ÇİÇEKSİMEK, GERÇEKLEME, GERÇEKÜSTÜ, KARAPÜRÇEK, TIPKIÇEKİM, ÇEKİMÖLÇER, AKPÜRÇEKLİ, ALTINÇİÇEK, ALTINÖLÇEK, AŞAĞIGÖÇEK, BULUTÇEKER, ÇEKEBİLMEK, ÇEKERZIMBA, ÇEKETLEMEK, ÇEKGALEVİZ, ÇEKİÇLENME, ÇEKİÇLETME, ÇEKİLENMEK, ÇEKİMLENME, Devamını Oku »»
ÇEKELEMEK, ÇEKEMEMEK, ÇEKİCİLİK, ÇEKİÇHANE, ÇEKİÇLEME, ÇEKİMLEME, ÇEKİNİLME, ÇEKİŞMELİ, ÇEKMECELİ, ÇEKTİRİCİ, ÇEKTİRMEK, ÇİÇEKDAĞI, ÇİÇEKLEME, ÇİÇEKSİME, GERÇEKLİK, GERÇEKTEN, PÜRÇEKSİZ, SARIÇİÇEK, DÖRTÇEKER, ÇEKİDÜZEN, ARTIÇEKER, ÇEKEBİLME, ÇEKECAYAH, ÇEKELEBÜZ, ÇEKELEVİZ, ÇEKELEVUZ, ÇEKELEVÜZ, ÇEKEROCAK, ÇEKİNCELİ, ÇEKİNCEME, Devamını Oku »»
ÇEKELEME, ÇEKEMEME, ÇEKİLMEK, ÇEKİMSER, ÇEKİMSİZ, ÇEKİNGEN, ÇEKİNMEK, ÇEKİRDEK, ÇEKİŞKEN, ÇEKİŞMEK, ÇEKMELİK, ÇEKTİRİŞ, ÇEKTİRME, ÇİÇEKLİK, ÇİÇEKSİZ, GERÇEKÇİ, GERÇEKLİ, GERÇEKTE, KÖÇEKLİK, NEMÇEKER, ÖLÇEKSİZ, PÜRÇEKLİ, TOPÇEKER, YÜKÇEKER, ÇİÇEKEVİ, ADÇEKİMİ, AKBÜRÇEK, ALAÇİÇEK, BOYÇEKME, BÜRÇEKLİ, Devamını Oku »»
ÇEKBERİ, ÇEKECEK, ÇEKELEZ, ÇEKEMEZ, ÇEKEREK, ÇEKİKÇE, ÇEKİLİŞ, ÇEKİLME, ÇEKİMCİ, ÇEKİMLİ, ÇEKİNCE, ÇEKİNİK, ÇEKİNİŞ, ÇEKİNME, ÇEKİNTİ, ÇEKİRGE, ÇEKİŞLİ, ÇEKİŞME, ÇEKİŞTE, ÇEKMECE, ÇEKMELİ, ÇEKTİRİ, ÇİÇEKÇİ, ÇİÇEKLİ, KÖÇEKÇE, ÖLÇEKLİ, ADÇEKME, AKÇİÇEK, ALÇİÇEK, AYÇİÇEK, Devamını Oku »»
ÇEKÇEK, ÇEKİCİ, ÇEKMEK, ÇEKYAT, ÇİMÇEK, GERÇEK, GÖKÇEK, PÜRÇEK, TUTÇEK, AÇEÇEK, BELÇEK, BIRÇEK, BİRÇEK, BÖRÇEK, BÜRÇEK, ÇEKENE, ÇEKERE, ÇEKERK, ÇEKERT, ÇEKGEL, ÇEKGEN, ÇEKGİN, ÇEKİLİ, ÇEKİRE, ÇEPÇEK, ÇÖMÇEK, DİLÇEK, DİPÇEK, DÖMÇEK, GELÇEK, Devamını Oku »»
ÇEKÇE, ÇEKEK, ÇEKEL, ÇEKEM, ÇEKER, ÇEKİÇ, ÇEKİK, ÇEKİM, ÇEKİŞ, ÇEKME, ÇEKÜL, ÇİÇEK, ELÇEK, GEÇEK, KÖÇEK, LEÇEK, ÖLÇEK, BEÇEK, BİÇEK, ÇEÇEK, ÇEKEN, ÇEKET, ÇEKGİ, ÇEKİN, ÇEKİT, EMÇEK, ENÇEK, ERÇEK, GÖÇEK, KEÇEK, Devamını Oku »»
ÇEKİ, ÇEKA, ÇEKE, İÇEK
ÇEK
ÇEK
Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.
ÇEKİÇLETİLEBİLMEK
Çekiçletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİNGENLEŞTİRMEK
Çekingen duruma getirmek.
GERÇEKLEŞEBİLMEK
Gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİÇLETİLEBİLME
Çekiçletilebilmek işi.
ÇEKİÇLEYİVERMEK
Çabucak çekiçlemek.
GERÇEKLEŞTİRMEK
Gerçek duruma getirmek, yapmak, ortaya koymak.
GERÇEKLEŞTİRİLME
Gerçekleştirilmek işi.
ÖZGERÇEKLEŞTİRİM
Kişiliğin bütün yönlerinin dengeli ve uyumlu biçimde gelişmesi.
ÇEKİNGENLEŞEBİLME
Çekingenleşebilmek işi.
ÇEKİÇLETEBİLMEK
Çekiçletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GERÇEKLEŞTİRİLMEK
Gerçek duruma getirilmek.
ÇEKİÇLENEBİLMEK
Çekiçlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEKİÇLEYEBİLMEK
Çekiçleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
ÇEKİNGENLEŞTİRME
Çekingenleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AKIŞ
Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AKÇÖPLEME
Zambakgillerden, yapraklarının uzun, geniş olması, çiçeklerinin güzelliği dolayısıyla bahçe çiçekleri arasına giren zehirli bir bitki cinsi (Veratrum album).
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.