Kelimeler arşivinde; içinde "çeh" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çeh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çeh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çeh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖKÇEHATİPLER
GÖKÇEHARMAN
GÖKÇEHÜYÜK
ÇEHDİRMEK, PERİÇEHRE
ALİÇEHRE, GÜLÇEHRE, ÇEHRETİM
ÇEHRELİ, ÇEHRECE, ÇEHEBAZ, ÇEHMECE
PÜRÇEH, ÇEHMEK
ÇEHRİ, ÇEHRE, ÇEHME, ÇEHİM, LEÇEH, LİÇEH
ÇEHE
ÇEH
ÇEH
Hayret bildirir ünlem.
PERİÇEHRE
Peri yüzlü, peri kadar güzel.
ÇEHRELİ
Çehresi olan.
GÖKÇEHÜYÜK
Ankara şehrinde, Gölbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta kenti, Eğirdir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Konya şehrinde, Seydişehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
PÜRÇEH
Saçak.
ALİÇEHRE
Yuvarlak, küçük ve siyah renkli, üzüme benzer meyvası olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç.
GÖKÇEHARMAN
Sivas şehrinde, Divriği ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
GÜLÇEHRE
Yüzü gül gibi güzel olan.
ÇEHRECE
Çehre bakımından.
ÇEHRETİM
Saplı, kollu.
ÇEHRİ
Ufak boncuk şeklinde meyveleri olan ve boya yapmakta kullanılan yabani ağaç.
ÇEHEBAZ
Çok konuşan kişi.
GÖKÇEHATİPLER
Zonguldak ili, Saltukova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇEHMECE
Çekmece.
ÇEHMEK
Çekmek.
ÇEHDİRMEK
Çekdirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEMRE
Çehre.
DİDAR
Yüz, çehre.
ÇİPAR
Çopur, çiçek bozuğu. Biçim, şekil. Özel işaret, renk. Yüz, çehre.
FAÇA
İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.
DUŞKA
Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt. Akılsız, düşüncesiz, sersem. Çene (Kızılca k.).
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
AYSİMA
Çehresi, yüzü ay gibi parlak, nurlu, ışıklı, kutlu, uğurlu olan.
VECİH
Yüz, çehre.
DİLEYİŞ
Daha çok, Tanrı'dan bir şey dilemek için söz arasına sıkıştırılan yakarış önermeleri: "Bir akşam ağzına ilaç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin; düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti."(Hüseyin Rahmi Gürpınar).
DIDIK
Yüz, çehre: Bugün bizim gelinin dıdığı eğilmiş. Gırtlağın boğaz ve dile yapışık olan kısmı. İbik. Çıplak. Çene altından bağlanan baş örtüsü. Yüz, çehre.
ARZUMAN
İstek, şiddetli istek. Bir oyun havası. Dilek. İstek, arzu; arzuman çehmek. İstek, arzu, iştiyak.
ENNE
Babanın kız kardeşi, hala. Kız tarafının gönderdiği çehiz. Kütahya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DUŞKALTAK
Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt.
DİLEKLEME
(Söz sanatı terimi) Söz arasına, bir dilekte bulunmak veya Tanrıdan bir şey dilemek üzere sokuşturulan cümle. Bir akşam ağzına ilâç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin, düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti (H. Rahmi).
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.
AŞGAR
Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).
AYNIN
Çehren, suretin, resmin.
DIDIH
Kadının cinsiyet organı. Yüz, çehre.
BURTARIK
Ekşi ve asık (çehre hakkında).
SURET
Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.