İçinde ÇEH geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "çeh" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çeh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu çeh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çeh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÖKÇEHATİPLER

11 harfli kelimeler

GÖKÇEHARMAN

10 harfli kelimeler

GÖKÇEHÜYÜK

9 harfli kelimeler

ÇEHDİRMEK, PERİÇEHRE

8 harfli kelimeler

ALİÇEHRE, GÜLÇEHRE, ÇEHRETİM

7 harfli kelimeler

ÇEHRELİ, ÇEHRECE, ÇEHEBAZ, ÇEHMECE

6 harfli kelimeler

PÜRÇEH, ÇEHMEK

5 harfli kelimeler

ÇEHRİ, ÇEHRE, ÇEHME, ÇEHİM, LEÇEH, LİÇEH

4 harfli kelimeler

ÇEHE

3 harfli kelimeler

ÇEH

Bazı kelimelerin anlamları

ÇEH

Hayret bildirir ünlem.

ÇEHRECE

Çehre bakımından.

ÇEHMECE

Çekmece.

ALİÇEHRE

Yuvarlak, küçük ve siyah renkli, üzüme benzer meyvası olan ve dericilikte kullanılan bir ağaç.

ÇEHRELİ

Çehresi olan.

GÖKÇEHARMAN

Sivas şehrinde, Divriği ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇEHEBAZ

Çok konuşan kişi.

GÖKÇEHATİPLER

Zonguldak ili, Saltukova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÇEHDİRMEK

Çekdirmek.

ÇEHRİ

Ufak boncuk şeklinde meyveleri olan ve boya yapmakta kullanılan yabani ağaç.

PÜRÇEH

Saçak.

GÖKÇEHÜYÜK

Ankara şehrinde, Gölbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta kenti, Eğirdir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Konya şehrinde, Seydişehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ÇEHRETİM

Saplı, kollu.

GÜLÇEHRE

Yüzü gül gibi güzel olan.

PERİÇEHRE

Peri yüzlü, peri kadar güzel.

ÇEHMEK

Çekmek.

  -   -   -  

Anlamında ÇEH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİDAR

Yüz, çehre.

SURET

Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.

DIDIH

Kadının cinsiyet organı. Yüz, çehre.

DUŞKALTAK

Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt.

ENNE

Babanın kız kardeşi, hala. Kız tarafının gönderdiği çehiz. Kütahya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BURTARIK

Ekşi ve asık (çehre hakkında).

DİLEYİŞ

Daha çok, Tanrı'dan bir şey dilemek için söz arasına sıkıştırılan yakarış önermeleri: "Bir akşam ağzına ilaç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin; düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti."(Hüseyin Rahmi Gürpınar).

ÇİPAR

Çopur, çiçek bozuğu. Biçim, şekil. Özel işaret, renk. Yüz, çehre.

DIDIK

Yüz, çehre: Bugün bizim gelinin dıdığı eğilmiş. Gırtlağın boğaz ve dile yapışık olan kısmı. İbik. Çıplak. Çene altından bağlanan baş örtüsü. Yüz, çehre.

FAÇA

İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.

VECİH

Yüz, çehre.

AYSİMA

Çehresi, yüzü ay gibi parlak, nurlu, ışıklı, kutlu, uğurlu olan.

AŞKAR

Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.

ÇEMRE

Çehre.

DUŞKA

Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt. Akılsız, düşüncesiz, sersem. Çene (Kızılca k.).

ARZUMAN

İstek, şiddetli istek. Bir oyun havası. Dilek. İstek, arzu; arzuman çehmek. İstek, arzu, iştiyak.

DİLEKLEME

(Söz sanatı terimi) Söz arasına, bir dilekte bulunmak veya Tanrıdan bir şey dilemek üzere sokuşturulan cümle. Bir akşam ağzına ilâç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin, düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti (H. Rahmi).

AŞGAR

Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).

YÜZ

Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.

AYNIN

Çehren, suretin, resmin.