Kelimeler arşivi içinde; başında "çeh" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. çeh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çeh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çeh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇEHDİRMEK
ÇEHRETİM
ÇEHEBAZ, ÇEHMECE, ÇEHRECE, ÇEHRELİ
ÇEHMEK
ÇEHİM, ÇEHME, ÇEHRE, ÇEHRİ
ÇEHE
ÇEH
ÇEH
Hayret bildirir ünlem.
ÇEHRE
Yüz (II). Görünüş. Kimlik.
ÇEHRİ
Ufak boncuk şeklinde meyveleri olan ve boya yapmakta kullanılan yabani ağaç.
ÇEHE
Duvar köşesi. Çene.
ÇEHMEK
Çekmek.
ÇEHRELİ
Çehresi olan.
ÇEHMECE
Çekmece.
ÇEHRETİM
Saplı, kollu.
ÇEHME
Ayakkabı. Bir çeşit pilav. Çizme.
ÇEHEBAZ
Çok konuşan kişi.
ÇEHDİRMEK
Çekdirmek.
ÇEHRECE
Çehre bakımından.
ÇEHİM
Patiska.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VECİH
Yüz, çehre.
DİLEYİŞ
Daha çok, Tanrı'dan bir şey dilemek için söz arasına sıkıştırılan yakarış önermeleri: "Bir akşam ağzına ilaç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin; düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti."(Hüseyin Rahmi Gürpınar).
DİLEKLEME
(Söz sanatı terimi) Söz arasına, bir dilekte bulunmak veya Tanrıdan bir şey dilemek üzere sokuşturulan cümle. Bir akşam ağzına ilâç veriyordum; ah analar başından ırak, dostlarıma Allah göstermesin, düşmanlarıma da yazık, yavrumun çehresi değişti (H. Rahmi).
ENNE
Babanın kız kardeşi, hala. Kız tarafının gönderdiği çehiz. Kütahya ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DUŞKA
Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt. Akılsız, düşüncesiz, sersem. Çene (Kızılca k.).
AŞGAR
Kızıl yüzlü ve yarasa tüylü kişi. Kula donlu at. Çamaşırda çıkarılması güç leke. Hayvanların başındaki beyazlık. Yüz, çehre. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Renk, boya. Kurutulacak üzümlerin yıkandıkları ot suyu. (Alçılı Delice Ankara).
FAÇA
İskambil destesinin en altındaki kâğıt. Giysi. Yüz, çehre, surat. Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm.
ÇEMRE
Çehre.
DIDIK
Yüz, çehre: Bugün bizim gelinin dıdığı eğilmiş. Gırtlağın boğaz ve dile yapışık olan kısmı. İbik. Çıplak. Çene altından bağlanan baş örtüsü. Yüz, çehre.
AYNIN
Çehren, suretin, resmin.
DUŞKALTAK
Yüz, çehre, yüzün çene kısmı, avurt.
SURET
Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.
AŞKAR
Şekil, eşkal, nişan: Şu adamın aşkarına bak. Hayvanların başındaki beyazlık. Saçının ön kısmı dökülmüş kimse. Çil. Yüz, çehre. Sarı saçlı adam. Kiri çıkarılamıyan beyaz çamaşırların donuk rengi. Boyaların, çokça sarı boyanın açık rengine verilen ad. Renk. Ilık su. Küllü su. Kök boya ile boyanmadan önce, ipliklerin çabuk solmaması için yapılan kimyasal işlem ve bu işlemde kullanılan sıvı. Gübre ve kül gibi maddelerde bulunan tesir hassası: Islanmış gübrenin aşkarı fazla olur. Kir. Edepsiz kadın. İri taneli, sert kabuklu, çok tatlı bir çeşit üzüm. Renk, boya. Aklı karalı.
AYSİMA
Çehresi, yüzü ay gibi parlak, nurlu, ışıklı, kutlu, uğurlu olan.
BURTARIK
Ekşi ve asık (çehre hakkında).
DIDIH
Kadının cinsiyet organı. Yüz, çehre.
ÇİPAR
Çopur, çiçek bozuğu. Biçim, şekil. Özel işaret, renk. Yüz, çehre.
ARZUMAN
İstek, şiddetli istek. Bir oyun havası. Dilek. İstek, arzu; arzuman çehmek. İstek, arzu, iştiyak.
DİDAR
Yüz, çehre.
YÜZ
Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Nedeniyle, sebebiyle. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Kesici araçlarda ağız. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. Yüzey. Utanma. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri.