Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çalma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çalma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çalma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çalma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YANIÇALMA
YANÇALMA
ALÇALMA
ÇALMA
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
YANIÇALMA
Bir yaşla üç ay arasındaki katır.
YANÇALMA
Kağnı yanlarına uzatılan ağaç. Dik konulan direğin devrilmemesi için, yandan direğe vurulan destek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
CEZİR
Kök. Alçalma, medar karşıtı.
ÇALGI
Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.
AŞIRAMENTO
Çalma, aşırma.
BÜHTAN
Kara çalma, iftira.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
ARAK
Ter. Çalma. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir rakı türü.
APARMAK
Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.
ÇALIŞ
Çalma işi.
ÇALDIRMAK
Çalma işini yaptırmak. Hırsıza kaptırmak.
ÇALIMLIK
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ÇALINMAK
Çalma işine konu olmak. İnme inmek.
ARAKLAMAK
Çalmak, aşırmak.
CEBELLEZİ
Hakkı olmayan bir şeyi kendisine mal etme, çalma.
ÇALGICI
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse.
ARAKLAMA
Araklamak işi, çalma, aşırma.
ALÇALIŞ
Alçalma işi.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
ÇALDIRILMAK
Çalma işi yaptırılmak. Hırsıza kaptırılmak.