Kelimeler arşivi içinde; başında "çalma" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. çalma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çalma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çalma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇALMACI
ÇALMAÇ, ÇALMAH, ÇALMAK, ÇALMAN, ÇALMAR
ÇALMA
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
ÇALMAR
Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl.
ÇALMAH
Çalmak, hırsızlık yapmak. Davula vurmak.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
ÇALMACI
Maden üzerine çalma işi yapan usta.
ÇALMAN
İnce çubuklarla çevrilmiş çit. Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl. Sağım sırasında koyunların içine alındığı etrafı çitle çevrili yayla tarlası. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya). Samsun şehri, Köprübaşı nahiyesine bağlı bir yer.
ÇALMAÇ
Tahtadan yapılmış kap.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞIRAMENTO
Çalma, aşırma.
BÜHTAN
Kara çalma, iftira.
ÇALINMAK
Çalma işine konu olmak. İnme inmek.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ÇALGICI
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
ARAKLAMA
Araklamak işi, çalma, aşırma.
APARMAK
Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.
ÇALGI
Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.
CEBELLEZİ
Hakkı olmayan bir şeyi kendisine mal etme, çalma.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
ÇALDIRMAK
Çalma işini yaptırmak. Hırsıza kaptırmak.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ARAK
Ter. Çalma. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir rakı türü.
ALÇALIŞ
Alçalma işi.
ARAKLAMAK
Çalmak, aşırmak.
ÇALDIRILMAK
Çalma işi yaptırılmak. Hırsıza kaptırılmak.
ÇALIMLIK
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
CEZİR
Kök. Alçalma, medar karşıtı.