Kelimeler arşivinde; içinde "çalma" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çalma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çalma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çalma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇALIKÇALMAK
KARAÇALMAK
YILÇALMAK, YANIÇALMA, TINÇALMAK, SÜRÇALMAK, SIRÇALMAK, SANÇALMAK, KARÇALMAK
ALÇALMAK, YANÇALMA
ÇALMACI, ALÇALMA
ÇALMAR, ÇALMAN, ÇALMAH, ÇALMAK, ÇALMAÇ
ÇALMA
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
SIRÇALMAK
1.Öfkeli öfkeli dolaşmak. 2.Hızlı yürümek, koşmak.
KARAÇALMAK
İftira etmek, kara sürmek.
TINÇALMAK
Rahatlamak.
YANÇALMA
Kağnı yanlarına uzatılan ağaç. Dik konulan direğin devrilmemesi için, yandan direğe vurulan destek.
YANIÇALMA
Bir yaşla üç ay arasındaki katır.
YILÇALMAK
Olgunlaşmak, bilgi, deney sahibi olmak.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ALÇALMAK
Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.
SÜRÇALMAK
Birderbire, hızla gitmek. Saldırmak.
ÇALMAR
Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl.
ÇALIKÇALMAK
Aşermek.
ÇALMAN
İnce çubuklarla çevrilmiş çit. Üstü açık, çalılarla ve taşlarla çevrilmiş ağıl. Sağım sırasında koyunların içine alındığı etrafı çitle çevrili yayla tarlası. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya). Samsun şehri, Köprübaşı nahiyesine bağlı bir yer.
KARÇALMAK
Göz kararmak, net görememek.
SANÇALMAK
Buğday başak tutmamak, içlenmemek.
ÇALMACI
Maden üzerine çalma işi yapan usta.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAKLAMAK
Çalmak, aşırmak.
ÇALGICI
Çalgı çalmayı kendine meslek edinmiş kimse.
ÇALGI
Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu. Çalgı çalma, müzik.
ÇALDIRILMAK
Çalma işi yaptırılmak. Hırsıza kaptırılmak.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
ÇALIŞ
Çalma işi.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
ARAKLAMA
Araklamak işi, çalma, aşırma.
CEBELLEZİ
Hakkı olmayan bir şeyi kendisine mal etme, çalma.
ÇALDIRMAK
Çalma işini yaptırmak. Hırsıza kaptırmak.
APARMAK
Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.
CEZİR
Kök. Alçalma, medar karşıtı.
ÇALIMLIK
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AŞIRAMENTO
Çalma, aşırma.
BÜHTAN
Kara çalma, iftira.
ALÇALIŞ
Alçalma işi.
ÇALINMAK
Çalma işine konu olmak. İnme inmek.
ARAK
Ter. Çalma. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir rakı türü.