Kelimeler arşivi içinde; başında "çalpa" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. çalpa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu çalpa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çalpa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÇALPALAMAK
ÇALPANMAK, ÇALPARACI, ÇALPARALI
ÇALPAKLI, ÇALPAŞUH, ÇALPATUR, ÇALPAVUR
ÇALPALA, ÇALPANA, ÇALPARA
ÇALPAK, ÇALPAZ
ÇALPA
ÇALPA
Labada denilen bitki. Adaçayı. Beceriksiz, eli işe yakışmayan. Dalgaların karaya vurup dağılması hali.
ÇALPALAMAK
Yoğurt, pekmez ve benzerleri şeyleri sulandırarak ezmek. Çalkalamak (sıvılık.). Kaynatılan şıra köpürmek.
ÇALPARACI
Belediye sulama işine memur edilen adam, su bekçisi.
ÇALPAK
Testi yayık. Küçük su birikintisi.
ÇALPAKLI
Beceriksiz, eli işe yakışmayan.
ÇALPARALI
Dalgın adam.
ÇALPAVUR
Dolaşarak arayıp tarama: Mustafa heryanı çalpavur etti bir şey bulamadı.
ÇALPAZ
Beceriksiz, eli işe yakışmayan.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
ÇALPALA
Çalkalamak, karıştırmak. Iğdır ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÇALPANMAK
Çalkanmak.
ÇALPATUR
Katırcı, kervancı.
ÇALPANA
Yoğurt karıştırmağa yarayan araç. Zil. Eskiden kadınların bele sardıkları yün dokuma, ince, uzun kuşak.
ÇALPAŞUH
Bulaşık, karışık.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALPA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAKŞAK
Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. Elde oynanan büyük taneli tespih. Çocukların mısır sapından yaptıkları, ses veren bir oyuncak. Taş bilye. Kapı tokmağı. Geveze. 1.Sarı çiçekli bir bitki. 2.Dağda biten, ekşimsi, yenilebilir bir ot. 1.Değirmende buğday tanelerinin döküldüğü yer. Davar kırkmakta kullanılan makas. Değirmen çakıldağı. Tahta çalpara. Akide şekeri. İri taneli tespih. El çırpma, alkış. Değirmen deposunda tahılın bittiğini bildiren çıngırak. Değirmen taşına tahılın döküldüğü yer. Pişekâr'ın elinde bulunan, çeşitli etmenleri sağlayan çatal tahta. bk. pastav. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda uşakların kullandığı çatal tahta. Hokkabazların dikkati çekmede kullandıkları çatal tahta. Akyüzlü soytarı'nın adaşını dövmede kullandığı, şakşak diye ses çıkaran çatal sopa. bk. pastav (TİY). Ses ile görüntü aynı zamanda alındığı durumlarda çekim tahtasına eklenen ve tahtanın kenarına çarptırılınca güçlü bir "şak" sesi çıkaran ve eşlemeyi sağlamakta kullanılan parça. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Pişekâr'ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. bk. pastav. Commedia dell'Arte'de komik uşaklar da kullanılır. İri boncuklu tespih. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Afşar Gelendost Isparta). Erzurum şehrinde, Tekman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehri, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.