Kelimeler arşivi içinde; başında "öğme" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. öğme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öğme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öğme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖĞME
Tahinli pide. Yağlı ekmek, pide. Haşhaşlı ekmek. Bulamaç.
ÖĞMEÇ
Üstüne yağ sürülmüş sıcak ekmek. Ufalanmış ekmek ya da mısır ekmeğini yağda kızartıp üstüne toz şeker dökerek yapılan bir çeşit yiyecek.
ÖĞMEK
Kılmak (namaz): Bacı kuşluk namazını öğer. Birisini izlemek, gözlemek. Karıştırmak. Emmek (toprağın su emmesi için). Yağ ve benzerleri şeyler döküldüğü yer ya da kumaşın içine geçmek, yayılmak. Yağ, boya ve benzerleri şeyler bulaşmak. Kömür yavaş yavaş yanarak kor durumuna gelmek. Meşe kümesi. Aksırıp tıksırmak. Kusmak. Etkilemek, duygulandırmak : Güzel ses adamın içini öğer. Yağlı nesneler döküldüğü yere yayılmak, geçmek. Gelini uğurlama töreni yapmak (genellikle gece): Gelini öğdük. Kusar gibi ses çıkarmak. Yayıktan biriken yağları çıkarmak.
ÖĞMEN
Harman. Çanakkale ilinde, Pazarköy nahiyesine bağlı bir yer.
ÖĞMEKLİK
Medih, sena, öğme.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜĞDÜ
Balta, kazma, keser ve benzerleri aygıtların çivi, kazık çakmaya yarayan kısmı. Ağzı körlenmiş balta, keser, bıçak. Kuş gagası. Ufak ve tek tepe. Tepelerin en yüksek yeri. Yumru. Çekiç ve keser gibi âletlerin bir şeyi döğmeye ve ezmeye yarayan tarafı, düz ve yuvarlak kısmı.
BİŞŞEG
Yayık döğmede kullanılan ağaç.
ARDIRMAK
Sopa ile üstüne yürümek. El ile, sopa ile döğmek. Yükletmek.
ALIKALMAK
Geri kalmak: Döğmediği kapı, alıkalmadığı iş yok.
BİŞŞEK
Yayık döğmede kullanılan ağaç. Yayığın emziğine takılan tıkaç.
ÇİRPİŞTİRMEK
Hafif olarak döğmek.
DÖĞNÜK
Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.
DÖĞMELİ
Sim işlemeli ipek kumaş: Ben döğmeli bürüğümü satıyorum.
ABUR
Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Kılık, kıyafet, biçim. Öğme, medih. Karalâhana, fasulye ve mısır unu ile yapılan bir çeşit yemek. Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler.
DÖGÜN
Tedavi için kol ve ayakta açılan yara, yakı. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.
DUTMAÇ
İnce ince kesilen hamurdan yapılmış çorba. Ufak ufak kesilmiş hamur suda haşlandıktan sonra pişmiş mercimek ve sarımsaklı yoğurtla karıştırılarak yapılan yemek. Döğmeden yapılmış yemek. Çok yağlı ya da tatlı olan yiyecek tıkamak. Erişte çorbası. (Yenikent Aksaray Niğde).
DÜVMEK
Dövmek, karşılığı domek, doğmek. Döğmek. Kırarak ezmek, dövmek.
DÖĞÜN
Bacaktaki ağrıyı gidermek için nohut yakısı ile açılan yara. Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme. Yakı, dağlamakla açılan yara. Vücudun bir yerine iğneler batırarak şekil yapıldıktan sonra üzerine çivit, barut gibi şeyler dökülmekle deri üzerinde meydana gelen sabit boyalı iz. Döğünme, matem.
EĞSERİ
Çoğunluk, ekseriyet. Döğme ya da köşeli büyük çivi. Çivi. Çivi, demir çivi.
ÇÖĞME
Çöğmek işi. Yıldız kayması.
EĞSER
Döğme ya da köşeli büyük çivi.
DİŞEYİ
Taşları yontmak için kullanılan dişli bir çeşit çekiç. Daha keskinleştirmek için, orak ile çekicin ağız kısımlarını döğmekte kullanılan örs ile çekiç. (Serinköyü Sincanlı Afyonkarahisar).
DÖVÜN
Vücudun çeşitli yerlerine iğne ve barut ile yapılan döğme.
ELİCEK
İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Boyunduruğun ileri gitmemesi için kullanılan ağaç araç. Yayıkların içinde hareket ettirilen, ağaçtan yapılmış kol. Çıkrık. Bulgur çekme taşlarının arasına konulan delikli ağaç parça. Cıva gibi kabına sığamayan beş yaşına kadar çocuk. Ekin döğmekte kullanılan dirsekli deynek. (Beyceli Fatsa Ordu). Ekin biçilirken tırpanın elle tutulan kısmı. (Amasya). Çorum şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ENKSER
Döğme ya da köşeli büyük çivi.