Kelimeler arşivi içinde; sonunda "örs" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu örs ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında örs olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde örs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUVARLAKÖRS
SAKALLIÖRS
KABAKÖRS, KÜÇÜKÖRS, YASSIÖRS
KARAÖRS
KÖRS
ÖRS
ÖRS
Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç. Üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı gereci.
YUVARLAKÖRS
Yuvarlak başlı kalaycı örsü. (Yalvaç Isparta).
KARAÖRS
Demirci örsü. (Bor Niğde.). Kuvveti, güçlü kimse.
KÜÇÜKÖRS
Çivi perçinleme örsü. (Ankara).
KÖRS
Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KABAKÖRS
Üst yüzü bombemsi olan dört köşeli bakırcı örsü. (Bursa).
YASSIÖRS
Kap düzeltmekte kullanılan (T) biçiminde demir araç. (Güdül Ankara).
SAKALLIÖRS
Kazanların yan yüzlerini yapmakta kullanılan örs. (Bursa).
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PÖRSÜKLÜK
Pörsük olma durumu.
HIRPALAMAK
Örselemek. Dövmek. İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak.
ÖRSELENME
Örselenmek işi. Travma.
ÖRSELEME
Örselemek işi.
ÖRSELEYİŞ
Örseleme işi.
SALKIMAK
Gevşeyip sarkmak, pörsümek.
PORSUMA
Pörsüme.
GÖRÜNTÜ
Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
DİRİ
Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.
ÖRSELENMEK
Örseleme işine konu olmak.
PORSUK
Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles). Pörsümüş.
DESEN
Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı.
DİRİLEŞMEK
Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.
PÖRSÜME
Pörsümek işi, porsuma.
ODYOVİZÜEL
Görsel-işitsel.
ÖRSELENİŞ
Örselenme işi.
FAÇUNA
Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılmış olan sargı.
DİRİLMEK
Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.
MINCIKLAMAK
Örseleyecek veya biçimini bozacak gibi ellemek, sıkıştırmak.
PORSUMAK
Pörsümek.