ZİNE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "zine" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. zine ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu zine ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

ZİNEBİT

5 harfli kelimeler

ZİNEB, ZİNEL, ZİNET

4 harfli kelimeler

ZİNE

Bazı kelimelerin anlamları

ZİNE

Yaramaz, şımarık çocuk. Merdiven. Az ıslak toprak.

ZİNET

Arapça kökenli zinet: ziynet. Süs, bezek.

ZİNEBİT

Sarı çiçekli, yapışkan yapraklı, genellikle deniz kıyılarında biten, kötü kokulu bir ot.

ZİNEL

Taze ağaç dallarından bükülerek yapılan zincir.

ZİNEB

Zeynep.

  -   -   -  

Anlamında ZİNE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAZİNEDAR

Bir hazineyi bekleyen, yöneten kimse.

ÇEŞME

Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

ENDERUN

Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. Devlet görevlilerini yetiştiren okul. Büyük sarayların iç bölümü.

HAZİNEDARLIK

Hazinedarın yaptığı iş.

SÜVARİLİK

Süvari olma durumu. Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça.

AYDINCA

Aydına yaraşır bir biçimde. Amasya ilinde, Ezinepazarı bucağına bağlı bir bölge. Batman ilinde, Gercüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

FİSKAL

Hazineye ilişkin. Vergiye ilişkin.

BENZİNLEMEK

Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.

DALAK

Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.

GROSA

On iki düzine.

HAZNE

Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.

ALEMŞAH

Hükümdar nişanı. Tüm dünyanın hükümdarı. Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

ALTILIK

Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.

AKÇAKEÇİLİ

Çanakkale ilinde, Ezine ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

AŞAR

Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.

BEYTÜLMAL

Devletin hazinesi.

KESİM

Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

DAKTİLOSKOPİ

Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.

PİKOLO

Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi. Normal bir flütün bir oktav tizine ayarlanmış küçük flüt.