İçinde ZİNİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zini" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PAŞADİZİNİ, SEZİNİLMEK

9 harfli kelimeler

ZİNİLEMEK

7 harfli kelimeler

GEZİNİŞ, AYAZİNİ

6 harfli kelimeler

HAZİNİ

5 harfli kelimeler

ZİNİK

4 harfli kelimeler

ZİNİ

Bazı kelimelerin anlamları

ZİNİ

Büyük yuvarlak tepsi, sini. Oğlan evine gönderilen armağanların konduğu sini. İnce açılan yuf kaların arasına ceviz konulup pişirildikten sonra üstüne pekmez dökülerek yapılan tatlı. Bakır tepsi, sini. Sini.

ZİNİLEMEK

İncelmek. Köpek yavrusu, sürekli inlemek.

ZİNİK

Ufak salatalık. Kirli su deliği.

SEZİNİLMEK

Sezilmek.

PAŞADİZİNİ

Yanları iki sıralı, altı üç dört sıralı ve köşeli dizilmiş altın kolye.

GEZİNİŞ

Gezinme işi.

HAZİNİ

Hazine.

AYAZİNİ

Afyon şehri, İhsaniye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında ZİNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İFRAZ

Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. Salgı.

KÖKLENDİRMEK

Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. Kök vermesini sağlamak.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

GUATR

Boyundaki troit bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık, guşa, cedre.

KRONOLOJİ

Zaman bilimi. Zaman dizini.

KRETENİZM

Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık.

MİNARE

Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.

KREASYON

Yaratma işi. Bir terzinin veya modaevinin yarattığı her türlü yeni model. Yaratım.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

DENGEŞİK

Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

ÇEKİRDEK

Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

KESİM

Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

MÜEZZİNLİK

Müezzin olma durumu. Müezzinin görevi.

EZAN

Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı.

KASTAR

Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi.

OBERJ

Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri.

FENOL

Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi, asit fenik.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

DİZLEMEK

Dize kadar batmak. Dizini kullanarak bastırmak.