Sonu ZİNİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zini" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zini ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında zini olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ZİNİ

Büyük yuvarlak tepsi, sini. Oğlan evine gönderilen armağanların konduğu sini. İnce açılan yuf kaların arasına ceviz konulup pişirildikten sonra üstüne pekmez dökülerek yapılan tatlı. Bakır tepsi, sini. Sini.

AYAZİNİ

Afyon şehri, İhsaniye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HAZİNİ

Hazine.

PAŞADİZİNİ

Yanları iki sıralı, altı üç dört sıralı ve köşeli dizilmiş altın kolye.

  -   -   -  

Anlamında ZİNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İFRAZ

Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. Salgı.

ÇEKİRDEK

Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

DENGEŞİK

Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

FENOL

Boyacılıkla, plastik maddelerin ve bazı ilaçların yapımında kullanılan, çoğunlukla maden kömürünün katranından çıkarılan benzinin oksijenli türevi, asit fenik.

OBERJ

Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri.

KÖKLENDİRMEK

Bir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek. Kök vermesini sağlamak.

KRONOLOJİ

Zaman bilimi. Zaman dizini.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

EZAN

Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı.

KESİM

Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

KRETENİZM

Tiroit bezinin yeterince hormon üretmemesi sonucu oluşan, fiziksel, ruhsal ve duygusal gelişimin duraklamasıyla beliren hastalık.

MİNARE

Camilerde müezzinin ezan okuduğu, sela verdiği, şerefesi olan, çoğunlukla taştan, yüksek ve ince yapı.

GUATR

Boyundaki troit bezinin aşırı büyümesiyle beliren hastalık, guşa, cedre.

DİZLEMEK

Dize kadar batmak. Dizini kullanarak bastırmak.

MÜEZZİNLİK

Müezzin olma durumu. Müezzinin görevi.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

KASTAR

Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi.

KREASYON

Yaratma işi. Bir terzinin veya modaevinin yarattığı her türlü yeni model. Yaratım.