Kelimeler arşivinde; içinde "zine" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zine bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zine ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zine olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DENİZİNEĞİGİLLER
DENİZİNEKLERİ
HAZİNEDARLIK, MAĞZİNELMASI, GEZİNEBİLMEK
GEZİNEBİLME
DENİZİNEĞİ, EZİNEPAZAR
HAZİNEDAR
İÇHAZİNE, ELBİZİNE, GENEZİNE, KENEZİNE
KİVZİNE, GEZİNEK, NEVZİNE, ZİNEBİT
GEZİNE, HEZİNE, GUZİNE, DEZİNE, KUZİNE, HAZİNE, DÜZİNE
ZİNET, ZİNEL, ZİNEB, EZİNE
ZİNE
Yaramaz, şımarık çocuk. Merdiven. Az ıslak toprak.
GEZİNEK
İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü.
GEZİNEBİLMEK
Gezinme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DENİZİNEĞİ
Amerika ve Afrika'nın tropikal kıyı sularında yaşayan, 2-3 metre boyunda deniz memelisi (Hydrodamalis gigas).
HAZİNEDAR
Bir hazineyi bekleyen, yöneten kimse.
KİVZİNE
Aksine söylenen söz : Kivzinenin zamanı mı?.
MAĞZİNELMASI
Orta büyüklükte ve oval biçimli, temmuz ortalarında olgunlaşan bir çeşit elma.
KENEZİNE
Boşuna, sebepsiz.
İÇHAZİNE
Osmanlı sarayında padişaha özgü para, süs eşyası ve değerli eşyanın saklandığı yedek hazine.
GENEZİNE
Boşuna, sebepsiz: Bana kılınması genezine değilmiş.
GEZİNEBİLME
Gezinebilmek işi.
DENİZİNEKLERİ
Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) alt sınıfından, hepsi sularda yaşayan, iri vücutlu, art ayakları olmayan, ön ayakları kürek biçiminde, kuyrukları geniş ve yassı, derileri kalın, kırışık ve seyrek tüylü, gözleri küçük, otçul türlere sahip bir takım. Memeliler (Mammalia) sınıfından, hepsi sularda yaşayan, iri vücutlu, art ayakları olmayan, ön ayakları kürek biçiminde, kuyrukları geniş ve yassı, derileri kalın, kırışık ve seyrek tüylü, gözleri küçük, otçul türlere sahip bir takım.
EZİNEPAZAR
Amasya kenti, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir bölge.
DENİZİNEĞİGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, denizinekleri (Sirenia) takımından, başları küçük ve dişleri olmayan, parçalı kuyruklu, Asya kıyılarında denizlerde yaşayan bir familya. Memeliler (Mammalia) sınıfının, denizinekleri (Sirenia) takımından, başları küçük ve dişleri olmayan, parçalı kuyruklu, Asya kıyılarında, denizlerde yaşayan bir familya.
ELBİZİNE
Görmediği bir şeyi görmüş gibi anlatış.
HAZİNEDARLIK
Hazinedarın yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAZNE
Hazine. Döl yatağı. Bir şeyin toplandığı, biriktirildiği yer, depo.
AŞAR
Tarım ürünlerinden alınan onda bir oranındaki vergiler. Ondalık. Boyanacak iplik veya kumaşı asıl rengine boyamadan önce başka renge boyama. Yıkanacak çamaşırları önceden küllü suda bekletme. Aşağı, aşağıya. Toprak mahsullerinden hazine için alınan onda bir nispetindeki vergi. Türkiye'de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında ayni olarak alınan vergi. karşılığı ayni vergi.
AKÇAKEÇİLİ
Çanakkale ilinde, Ezine ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
GROSA
On iki düzine.
BELDAĞI
Amasya şehri, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir yer.
AYDINCA
Aydına yaraşır bir biçimde. Amasya ilinde, Ezinepazarı bucağına bağlı bir bölge. Batman ilinde, Gercüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BEYTÜLMAL
Devletin hazinesi.
PİKOLO
Büyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi. Normal bir flütün bir oktav tizine ayarlanmış küçük flüt.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ALEMŞAH
Hükümdar nişanı. Tüm dünyanın hükümdarı. Çanakkale kenti, Ezine belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
SÜVARİLİK
Süvari olma durumu. Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça.
KESİM
Kesme işi. Pazarlık, anlaşma. Boy bos, endam. Bölüm, parça, kısım, sektör. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme zamanı. İşaretlenmiş belli yer. Bölge. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
ENDERUN
Saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu yer. Devlet görevlilerini yetiştiren okul. Büyük sarayların iç bölümü.
DAKTİLOSKOPİ
Parmak izine dayanarak kimlik belirleme yöntemi.
FİSKAL
Hazineye ilişkin. Vergiye ilişkin.
BENZİNLEMEK
Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.
BARABARI
Takas, eşit değerde iki şeyi değişme: Kirezinen yünü barabarı védim.