Sonu ZİN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zin" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zin ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında zin olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

PROFİBRİNOLİZİN

14 harfli kelimeler

PROKLORPERAZİN, PROPİOPROMAZİN, DEMİRCİMÜEZZİN, TRİFLUOPERAZİN, BAKTERİYOLİZİN

13 harfli kelimeler

PİPERASETAZİN, HİDROKSİLİZİN, TİETİLPERAZİN

12 harfli kelimeler

SİNAPTOFİZİN, SÜLFADİYAZİN, SÜLFAMERAZİN, FİBRİNOLİZİN, DİHİDRALAZİN, TROPOMİYOZİN

11 harfli kelimeler

ASEPROMAZİN, MEZORİDAZİN, MEROMİYOZİN, SİTOKİNEZİN, TROPOMYOZİN, SİTOKALAZİN, HETEROLİZİN, GUAİFENEZİN, TETANOLİZİN, FENOTİYAZİN, DESMOPREZİN, TİYORİDAZİN

10 harfli kelimeler

ZAMANDİZİN, FİKOKRİZİN, PERFENEZİN, METİTROZİN, NEFROLİZİN, BAŞMÜEZZİN, NİKARBAZİN, BUPROFEZİN, DAKARBAZİN

9 harfli kelimeler

SARALAZİN, SFİNGOZİN, MEKİTAZİN, KSANTOZİN, SİROMAZİN, NÖROFİZİN, TARTRAZİN, HEMOLİZİN, MESALAZİN, SİTOLİZİN, OLEOREZİN, MÜTEVAZİN

8 harfli kelimeler

ADENOZİN, OTOLİZİN, MEKLİZİN, KSİLAZİN, PROMAZİN, TEREVZİN, GÜLSEZİN, GUANOZİN

7 harfli kelimeler

MİMOZİN, MİYOZİN, NİYAZİN, AKROZİN, SİTOZİN, LİMUZİN, KİNEZİN, KİMOZİN, İSTİZİN, VİYOZİN, MAGAZİN, MÜEZZİN, TİROZİN, DİREZİN

6 harfli kelimeler

İMAZİN, MAAZİN, İREZİN, İNOZİN, İKİZİN, İBEZİN, DREZİN, BENZİN

5 harfli kelimeler

DİZİN, YUZİN, REZİN, ERZİN, HAZİN, KUZİN, VEZİN, BAZİN, ÇİZİN, EKZİN, EOZİN, GEZİN, GÜZİN, HEZİN, KEZİN, LEZİN, LİZİN, MEZİN, NİZİN, SEZİN

4 harfli kelimeler

İZİN

3 harfli kelimeler

ZİN

Bazı kelimelerin anlamları

ZİN

Eyer.

TİETİLPERAZİN

Güçlü kusma kesici etki gösteren piperazin türevi nöroleptik bir ilaç.

DİHİDRALAZİN

Doğrudan etkisiyle arteryolleri genişleten bir ilaç.

FİBRİNOLİZİN

Plazmin.

DEMİRCİMÜEZZİN

Kastamonu şehrinde, Hanönü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TRİFLUOPERAZİN

Güçlü kusma önleyici etkinliğe sahip, piperazinli fenotiyazinler grubundan nöroleptik bir ilaç.

PROPİOPROMAZİN

Fenotiyazin grubu nöroleptik ilaçların dimetilaminopropil fenotiyazinler alt grubundan preanestezik olarak kullanılan bir ilaç.

SİNAPTOFİZİN

Sinaptik kesecik zarında altı polipeptitten oluşan bir kompleks hâlinde sinaptik kesecik ile plazma zan arasında por oluşturan protein.

PROKLORPERAZİN

Yüksek dozlarda güçlü ekstrapiramidal etkileri olan, ayrıca kusma kesici olarak da kullanılabilen, piperazin fenotiyazinler grubundan nöroleptik bir ilaç.

PİPERASETAZİN

Özellikleri ve etkileri klorpromazine benzeyen, başlıca kedi ve köpeklerde yatıştırıcı, nöroleptik, kusma kesici ve kaşıntı giderici olarak kullanılan ilaç.

SÜLFADİYAZİN

Beyin omurilik sıvısına en fazla geçebilen ve bu nedenle özellikle meningekoklardan ileri gelen beyin zarı hastalıklarının tedavisinde kullanılan sülfonamid.

TROPOMİYOZİN

Kalsiyum iyonlarının yokluğunda aktin ve miyozin ipliklerinin etkileşimini ve kasılmayı engelleyen, çizgili kasın ince ipliklerinde bulunan, üzerinde yedi aktin ve üç troponin bağlama yeri bulunan, her biri yaklaşık 35000 molekül ağırlığında iki paralel alfa heliks yapısındaki polipeptidin oluşturduğu halkalanmış halka şeklindeki bir protein.

SÜLFAMERAZİN

Tek metilli pirimidin türevi olan ve özellikleri bakımından sülfadimidine benzeyen ilaç.

PROFİBRİNOLİZİN

Plazminojen.

HİDROKSİLİZİN

Lizin aminoasidinin hidroksillenmiş bir türevi. Kollajenin bir bileşeni olup kalıntıları çapraz bağların oluşumuna katkıda bulunur.

BAKTERİYOLİZİN

Bakterilerin erimesine neden olan antibakteriyel madde.

  -   -   -  

Anlamında ZİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AMORTİSMAN

Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.

AYIN

Arap alfabesinin on sekizinci harfinin adı.

ALTILIK

Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

APİKO

Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.

ADIMLAMAK

Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AĞUSTOS

Yılın sekizinci ayı.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

ASESBAŞI

Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.

ASLA

Hiçbir zaman, hiçbir şekilde, katiyen. Sakın, zinhar.

ALKOLSÜZ

Alkolü olmayan. Alkol içmeksizin. Alkol içilmeyen.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

ALİFATİK

Açık zincirli olan (organik madde).

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.