Kelimeler arşivi içinde; başında "zir" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. zir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu zir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ZİRZOPLAŞMAK
ZİRAATÇILIK, ZİRİNCİTMEK, ZİRZOPLAŞMA
ZİRZALAMAK
ZİRZOPLUK, ZİRKONYUM
ZİRZİBİL, ZİRGİTLİ, ZİRLEMEK, ZİRTABOZ, ZİRZİVİL, ZİRZOPÇA, ZİRAATÇI
ZİRCİYH, ZİREFCİ, ZİREKLİ, ZİRAVUT, ZİRGİDİ, ZİRAMAN, ZİRAHAT, ZİRİTLA
ZİRZOR, ZİRZOP, ZİRYAN, ZİRİNK, ZİRAAT, ZİRAYİ, ZİRBİT, ZİRCİK, ZİRKON, ZİRGİL
ZİRTE, ZİRVE, ZİREK, ZİRZA, ZİRGE, ZİRZE, ZİRON, ZİROF, ZİRAT, ZİRAİ
ZİRE, ZİRA
ZİR
ZİR
Alt. Aşağı.
ZİRİNCİTMEK
Sıkıntı vermek.
ZİRLEMEK
Akmak.
ZİRKONYUM
Atom numarası 40, atom ağırlığı 91,22, yoğunluğu 6,25, siyah toz biçiminde bir element (simgesi Zr).
ZİRTABOZ
Patavatsız, saygısız, utanmaz, tembel.
ZİRZİBİL
Çöp, süprüntü, pislik, gübre. Çer çöp.
ZİRGİTLİ
İşsiz, parasız, yoksul.
ZİRZOPLUK
Zıpırlık.
ZİRZOPLAŞMA
Zirzoplaşmak durumu.
ZİRZOPÇA
Zıpırca.
ZİRAATÇI
Tarımcı.
ZİRZALAMAK
Kurcalamak, ısrar etmek.
ZİRAATÇILIK
Tarımcılık.
ZİRZİVİL
Çöp, süprüntü, pislik, gübre.
ZİRCİYH
Şımarık.
ZİRZOPLAŞMAK
Uygunsuz, yakışıksız davranmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZİRLEME
Bezirlemek işi.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
ÇÜNKÜ
Şundan dolayı, şu sebeple, zira.
EMZİKLİ
Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).
BENZEŞ
Birbirine benzeyen, aralarında benzerlik bulunan, müşabih, nazir.
BEZİR
Keten tohumu. Bezir yağı.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADAK
Adanılan şey, nezir.
EMZİRİLME
Emzirilmek işi.
EMZİRTME
Emzirtmek işi.
DEVLETLİ
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse). Osmanlı Devleti'nde paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.
BUYRULTU
Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk.
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
EMZİRME
Emzirmek işi.
EMZİRTMEK
Emzirme işini yaptırmak.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
EMZİRİŞ
Emzirme işi.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
BEZİRLEMEK
Bezir yağı ile yağlamak, bezir yağı sürmek.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.