Kelimeler arşivinde; içinde "zit" olan, toplam 126 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zit bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zit ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zit olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ELEKTROPOZİTİFLİK
HİPERPARAZİTİZİM
EKTOPARAZİTİSİT, HİPERPARAZİTİZM, HİYALOSERÖZİTİS, PARAZİTOTROPİZM
ELEKTROPOZİTİF, BENZOTİADİAZİT, HİPERPARAZİTİK, PARAZİTİZASYON, PARAZİTOLOJİST, PARAZİTOTROPİK, POLİPARAZİTİZM
PARAZİTLENMEK, PARAZİTOLOJİK, AMİNOGLİKOZİT, ANTİPARAZİTER, ANTİPARAZİTİK, KOMPOZİTÖRLÜK, NAZOSİNÜZİTİS, PARAZİTİSİDAL, PARAZİTOJENİK, PARAZİTOTROPİ, POLİMİYOZİTİS, POLİSERÖZİTİS, POLİSİNUZİTİS, SPONİGİOZİTİS, VARİKOZİTELER
PARAZİTLENME, PARAZİTOLOJİ, APONÖROZİTİS, ATRAKTİLOZİT, HİPERPARAZİT, KSENOPARAZİT, MİKROPARAZİT, PARAZİTOTROP, ZOOPARAZİTİK
DİYAPOZİTİF, POZİTRONYUM, ANTİPARAZİT, AZİTROMİSİN, BİPARAZİTİK, DEPOZİTOSUZ, PARAZİTİFER, PARAZİTİSİT, PARAZİTOLOG, PARAZİTOZİS, SEROPOZİTİF
KOMPOZİTÖR, NARKOZİTÖR, PARAZİTLİK, PARAZİTSİZ, POZİTİFLİK, POZİTİVİST, POZİTİVİZM, ABOMAZİTİS, DEPOZİTOLU, DÖNEMÇİZİT, EKOPARAZİT, EPİFİZİTİS, KÖTEZİTMEK, OVİPOZİTÖR, PARAZİTEMİ, PARAZİTİZM, PARAZİTOİT, RESİMÇİZİT, RODOKROZİT, TİYAZİTLER, ZOOPARAZİT
KARTVİZİT, PARAZİTLİ, VİSKOZİTE, KAMAREZİT, MİYOZİTİS, PARAZİTİK, PİROLUZİT, SERÖZİTİS, TENİPOZİT, VİSKÖZİTE
DEPOZİTO, GLİKOZİT, MANYEZİT, POZİTRON, YEZİTLİK, BAZİTESİ, DİZİTMEK, GAZİTEPE, GİBOZİTE, KOMPOZİT, MAGNEZİT, MARKAZİT, MEZİTLER, OMAZİTİS, POROZİTE, SERÖZİTE, TEZİTMEK
ANDEZİT, DEPOZİT, OBEZİTE, OMFAZİT, PARAZİT, POZİTİF, SİNÜZİT, AZİTMAK, BARAZİT, BAYEZİT, ÇİZİTKE, FİZİTİS, KETOZİT, MEZİTLİ, MONAZİT, NAZİTİS, PİMOZİT, RODİZİT, SİTOZİT
VİZİTE, KOEZİT, OPAZİT, OTOZİT
BAZİT, YEZİT, ÇİZİT, MEZİT, ZİTİN
AZİT
ZİT
ZİT
Zift.
PARAZİTOTROPİZM
Parazitotropi.
POLİPARAZİTİZM
Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu. Birden fazla çeşit parazitin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyonlar. Aynı konağın farklı türden parazitlerle enfeksiyonu.
ELEKTROPOZİTİF
Elektrolizde eksi kutupta toplanma niteliği olan (cisimler).
HİPERPARAZİTİK
Bir parazitin üzerinde parazit olarak yaşayan, biparazitik.
HİYALOSERÖZİTİS
Seröz zarların yangısı.
HİPERPARAZİTİZM
Paraziter bir organizmanın diğer bir parazite konaklık yapması. Yani parazitin paraziti olması durumu. Hiperparazitlerin neden olduğu enfestasyon.
PARAZİTOTROPİK
Parazitler için özel bir çekiciliği olan, parazitotrop.
EKTOPARAZİTİSİT
Ektoparazitleri yıkımlayan ajanlar.
HİPERPARAZİTİZİM
Bir parazitin diğer bir parazit içinde veya üzerinde yaşaması durumu.
PARAZİTLENMEK
Radyo, telsiz vb. aygıtların yayınlarına yabancı ses karışmak.
ELEKTROPOZİTİFLİK
Bir elementin elektron verip katyon oluşturma eğilimi. Alkali ve toprak alkali metaller elektropozitiftir.
PARAZİTİZASYON
Parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon.
PARAZİTOLOJİST
Parazitoloji uzmanı.
BENZOTİADİAZİT
Ortoklorosülfonamid çekirdeğinden türemiş karbonik anhidraz baskılayıcısı ilaçların etkinliklerini artıran ve etki sürelerini uzatan madde.
PARAZİTOLOJİK
Asalak bilimsel.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
BAZİT
Bazit mantarların üreme organı.
BESTECİLİK
Bestecinin yaptığı iş, bestekârlık, kompozitörlük.
EKSEN
Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.
KART
Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. Düzgün kesilmiş ince karton parçası. Oyun kâğıdı. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. Kartpostal.
NARKOZCU
Ameliyat sırasında hastaya narkoz veren uzman, narkozitör.
ELEKTRON
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.
BAZİDİYOSPOR
Bazitli mantarların sporları.
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
OLUMLU
Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.
ASALAK
Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.
ENFEKSİYON
Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.
NEGATİF
Olumsuz. Eksi, pozitif karşıtı. Gerçekteki aydınlık ve karanlık bölümleri tersine gösteren fotoğraf camı veya filmi.
OLGUCU
Olguculukla ilgili olan, olguculuk yanlısı, pozitivist.
ERKE
Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.
ASALAKLIK
Asalak olma durumu, parazitlik.
BESTECİ
Beste yapan kimse, bestekâr, kompozitör, maestro.
DEZENFEKSİYON
Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
EVRİLİR
Konu ile yüklemin birbirinin yerine geçmesiyle doğruluğu bozulmayan (önerme): "Her insan güler" evrilir bir önerme sayılır çünkü "her gülen insandır" yargısı yanlış olmaz. Alıcıda kullanılıp kimyasal işlemden geçtikten sonra doğrudan doğruya pozitife dönebilen (film).
ELEKTRİK
Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.