Kelimeler arşivi içinde; sonunda "zir" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu zir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında zir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde zir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HELETİNEZİR
MELHEZİR, METCEZİR, BAŞVEZİR, ALAGİZİR
TAPİZİR, MELEZİR, BENAZİR, HANAZİR
ZEVZİR, TEVZİR, HINZİR, TANZİR
CİZİR, GİZİR, BİZİR, HAZİR, HEZİR, VEZİR, HİZİR, NEZİR, MEZİR, NAZİR, KİZİR, CEZİR, VİZİR, BEZİR
ZİR
ZİR
Alt. Aşağı.
METCEZİR
Gelgit.
ALAGİZİR
Ara bozucu, boşboğaz, geveze, ikiyüzlü, dönek.
HELETİNEZİR
Arapça kökenli hâlet-i nez: tanrı huzurunda.
HINZİR
Pis, katı yürekli.
TAPİZİR
Çok alçak, kısa : Tapizir ağaçlara ben de çıkarım.
GİZİR
Süslü, güzel, zarif, şık (kimse). Muhtar. Köylerde muhtar yardımcısı. Toprak ürünlerinden alınan vergiyi ölçmek için memurların yanında gezen köy adamı. Köy odası hizmetçisi. Köy bekçisi. Arabozucu. Aracı. Çok gezen kişi. Kısa boylu, cüce. Tütün tohumu. Burulmuş iki, üç yaşındaki tosun. Gezici, çok gezen.
ZEVZİR
Sığırcık.
CİZİR
Bekçi.
TEVZİR
Düzenci, kurnaz.
MELHEZİR
Kapaklı bakır sahan, küçük sahan.
MELEZİR
Kapaklı bakır sahan, küçük sahan.
BENAZİR
Eşsiz, tek olan.
HANAZİR
Aktinomikozis.
BAŞVEZİR
Vezirlerin başı.
TANZİR
Benzetme. Divan edebiyatında bir şiiri örnek alarak ona benzer bir şiir yazma.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EMZİKLİ
Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).
DEVLETLİ
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse). Osmanlı Devleti'nde paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.
EMZİRME
Emzirmek işi.
BEZİR
Keten tohumu. Bezir yağı.
EMZİRTMEK
Emzirme işini yaptırmak.
EMZİRİLME
Emzirilmek işi.
BEZİRLEMEK
Bezir yağı ile yağlamak, bezir yağı sürmek.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
ADAK
Adanılan şey, nezir.
ALÇALMA
Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.
ÇÜNKÜ
Şundan dolayı, şu sebeple, zira.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
EMZİRİŞ
Emzirme işi.
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
BEZİRLEME
Bezirlemek işi.
BENZEŞ
Birbirine benzeyen, aralarında benzerlik bulunan, müşabih, nazir.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
EMZİRTME
Emzirtmek işi.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
BUYRULTU
Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk.