Sonu ZA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "za" olan, toplam 230 adet kelime bulunmaktadır. Sonu za ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında za olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde za olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MÜVELLİDÜLHUMUZA

10 harfli kelimeler

GARIZIMIZA, GOKLANGOZA, KIZILHAMZA, KOYUNHAMZA, MOLLAHAMZA, ŞEVKETFEZA

9 harfli kelimeler

ENFLÜANZA, FERAHFEZA, KARAKAVZA, ENFLÜENZA, HACIHAMZA, HACIMİRZA, KARAHAMZA, KOKLUKOZA, KOLEORİZA, NARIBEYZA, SUBMUKOZA, ŞEYHHAMZA, ŞUNCAĞAZA, TISDAYAZA

8 harfli kelimeler

MUHAFAZA, MUTARİZA, MÜLAHAZA, ŞEVKEFZA, BEDALİZA, HALADIZA, LOMEKÜZA, MIHAFAZA, MİKORİZA

7 harfli kelimeler

CANFEZA, İSTİHZA, MAHFAZA, MUARAZA, MUKTEZA, TOMARZA, BAĞIRZA, BALKIZA, CANGAZA, ÇANGAZA, ÇANKAZA, DARBAZA, DAVRAZA, DIZDIZA, DİLFEZA, DÜZRIZA, GÜLFEZA, HARBAZA, HARPIZA, KANDIZA, KARKIZA, KARPIZA, KARPUZA, KAZEOZA, MANGUZA, MURTAZA, NURFEZA, PALANZA, PETROZA, PRANİZA, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

EZKAZA, FARAZA, FARİZA, HAFIZA, HAKEZA, HALAZA, HARAZA, İKTİZA, MAĞAZA, MARAZA, MİMOZA, MUKOZA, TAKAZA, YAKAZA, ARBAZA, AYNAZA, BARAZA, BOĞOZA, BORAZA, BORUZA, CANAZA, DAYAZA, DAYIZA, DİYAZA, DOKUZA, EHDİZA, EKŞİZA, GALAZA, GEREZA, HABAZA, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ABAZA, ALAZA, ARIZA, CEVZA, HAVZA, KABZA, KOLZA, KORZA, LAHZA, MİRZA, PİZZA, PLAZA, PONZA, RANZA, ACAZA, ARİZA, BARZA, BEYZA, BORZA, DARZA, DAYZA, DEYZA, ELİZA, FEYZA, GERZA, GUMZA, HALZA, HAMZA, HAPZA, HOPZA, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

BAZA, BOZA, CEZA, ECZA, FEZA, GAZA, HAZA, HİZA, İMZA, KAZA, KEZA, KOZA, MİZA, NİZA, RIZA, ROZA, SEZA, AVZA, BEZA, BIZA, BİZA, BUZA, CAZA, CIZA, DAZA, DEZA, EFZA, EĞZA, ERZA, EVZA, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

AZA, EZA, IZA, İZA, UZA

2 harfli kelimeler

ZA

Bazı kelimelerin anlamları

ZA

Şaşma ve acıma bildirir ünlem; vah vah, ya!. Dıştan giyilen etek pelerin, çarşaf. Hayvanların boynuna takılan altı açık çan. Her halde, evet öyle. Gösteriş, çalım, giyim kuşam. Süs, boya. Evet, öyle. Kışkırtma, kızdırma için kullanılan ünlem.

MOLLAHAMZA

Şanlıurfa şehri, Mürşitpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KARAHAMZA

Edirne ili, Meriç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kars kenti, Selim ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kırıkkale şehri, Yoğuntaş bucağına bağlı bir yer. Ordu ili, Çatalpınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

GARIZIMIZA

Garezimize.

KOYUNHAMZA

Giresun kenti, Görele belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

HACIMİRZA

Kahramanmaraş şehrinde, Göksun belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kırşehir ilinde, Akpınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Sivas şehrinde, Ulaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ENFLÜENZA

Grip.

MÜVELLİDÜLHUMUZA

Oksijen.

ŞEVKETFEZA

Büyüklüğü artıran, heybet kazandıran.

KOKLUKOZA

Salyangoz, sümüklüböcek.

ENFLÜANZA

Grip.

KARAKAVZA

Yaban havucu.

KIZILHAMZA

Çorum şehri, Bucağı merkez.

FERAHFEZA

Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.

HACIHAMZA

Çorum şehrinde, Hacıhamza nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzurum ili, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GOKLANGOZA

Salyangoz.

  -   -   -  

Anlamında ZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AÇIKLANMAK

Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIKLAMA

Açıklamak işi, izah.

ADLANMAK

Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.

ABAZANLIK

Abazan olma durumu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADIL

Zamir.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AÇISAL

Açı ile ilgili, zaviyevi.