ZA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "za" olan, toplam 566 adet kelime bulunmaktadır. za ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu za ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde za olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ZAFERTEPEÇALKÖY, ZAMANLAYABİLMEK, ZAYIFLATABİLMEK, ZAYIFLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

ZAMANLAYABİLME, ZAYIFLATABİLME, ZAYIFLAYABİLME

13 harfli kelimeler

ZAMANDAŞÇILIK, ZARKANATLILAR

12 harfli kelimeler

ZAFERNAMEHAN, ZAHİRYILDIZI, ZAKKUMGİLLER, ZAKKUMLAŞMAK, ZAMBAKGİLLER, ZAMZAKLANMAK, ZAMZUKLANMAK, ZANAATKARLIK, ZANGIRDATMAK, ZANNİCHELLİA, ZARARLIKIRAN

11 harfli kelimeler

ZAFERİMİLLİ, ZAĞARCIBAŞI, ZAHİMLENMEK, ZAHMETSİZCE, ZAKKUMLAŞMA, ZALİMCESİNE, ZAMANBİLİMİ, ZAMANDAŞLIK, ZAMANSIZLIK, ZAMBULDAMAK, ZAMZATLAMAK, ZANAATÇILIK, ZANGIRDAMAK, ZANGIRDATMA, ZANGURDAMAK, ZANKIRDAMAK, ZANNEDİLMEK, ZANNEYLEMEK, ZANNOLUNMAK, ZARARSIZLIK, ZARGILANMAK, ZARINCITMAK, ZARKULANMAK, ZARLENGADEH, ZARTALAHLIH, ZARTARLAKLI, ZATIALİLERİ, ZAVRAKLAMAK, ZAVRATIZORT, ZAVZAKLAMAK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

ZABAHLAMAH, ZABAHLAYIN, ZABAHLEYİN, ZABAYITSIZ, ZABINLAMAK, ZADEGANLIK, ZAFERHAMİT, ZAKKARAKÇI, ZALSİTABİN, ZAMANAŞIMI, ZAMANDİZİN, ZAMANLAMAK, ZAMKIARABİ, ZAMKLANMAK, ZAMPARALIK, ZAMTURAKLI, ZANGADANAK, ZANGARAKÇI, ZANGIRDAMA, ZANIRLAMAK, ZANNEDİLME, ZANNEYLEME, ZANNOLUNMA, ZAPIRDAMAK, ZARARLILAR, ZARARSIZCA, ZARDAŞŞAĞI, ZARENCİLİK, ZARFLANMAK, ZARILANMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ZABITNAME, ZAĞILTTAK, ZAĞLANMAK, ZAĞLATMAK, ZAHMETSİZ, ZALIKILDI, ZAMANDIŞI, ZAMANDİZİ, ZAMANINDA, ZAMANKATI, ZAMANLAMA, ZAMAZİNGO, ZAMBİYALI, ZAMBURDAK, ZAMKLAMAK, ZAMKLANMA, ZAMLANMAK, ZAMMETMEK, ZANAATKAR, ZANAATLAR, ZANDEDMEK, ZANGOÇLUK, ZANKAZANK, ZANNETMEK, ZANNITMAK, ZAPLANMAK, ZAPTURAPT, ZARAFETLİ, ZARFÇILIK, ZARFLAMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ZABİTLİK, ZAFERİYE, ZAFERKÖY, ZAFERLER, ZAĞARLIK, ZAĞCILIK, ZAĞILMAK, ZAĞLAMAK, ZAĞLAMAN, ZAHİTLİK, ZAHMETLİ, ZAHNABUT, ZAHNUBUT, ZAKKUMLU, ZALANMAK, ZALINCAK, ZALİMALİ, ZALİMANE, ZALİMLİK, ZAMANDAŞ, ZAMANİLE, ZAMANSIZ, ZAMBAKSU, ZAMBALAK, ZAMETMEK, ZAMHARIK, ZAMKİNOS, ZAMKLAMA, ZAMLANMA, ZAMMETME, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ZABALAN, ZABALEN, ZABANAN, ZABARTA, ZABİTAN, ZADEGAN, ZAFERLİ, ZAFERLÜ, ZAFİYET, ZAGANEK, ZAGUNCU, ZAĞANOS, ZAĞARCI, ZAĞARLI, ZAĞLAMA, ZAHAVEL, ZAHİRDE, ZAHİREN, ZAHMARI, ZAHMERİ, ZAHMETİ, ZAHRİYE, ZAHTANI, ZAİMKÖY, ZALİMCE, ZAMANLA, ZAMANLI, ZAMARIH, ZAMAYIR, ZAMETLİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ZABBAK, ZABITA, ZAFİRE, ZAFRAN, ZAGBAL, ZAGODA, ZAGUDA, ZAĞANA, ZAĞARA, ZAĞBAL, ZAĞMAK, ZAĞMET, ZAĞNOS, ZAĞRAK, ZAĞSIZ, ZAĞUDA, ZAHENK, ZAHIRA, ZAHİDE, ZAHİRE, ZAHİRİ, ZAHMAN, ZAHMAT, ZAHMET, ZAHTER, ZAKİRE, ZAKKUM, ZAKODA, ZAKOTA, ZAKUDA, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ZAANA, ZABAH, ZABAK, ZABAN, ZABIN, ZABIT, ZABİT, ZABUK, ZABUN, ZADEN, ZAFAK, ZAFER, ZAFİR, ZAGAR, ZAGAS, ZAGEL, ZAGON, ZAGOR, ZAGRA, ZAGUN, ZAĞAL, ZAĞAR, ZAĞCI, ZAĞLI, ZAĞMA, ZAĞRA, ZAHAN, ZAHAR, ZAHAT, ZAHER, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ZAAF, ZAAL, ZAAR, ZABA, ZABI, ZABT, ZAÇA, ZADE, ZADO, ZAFE, ZAGA, ZAHA, ZAHI, ZAHT, ZAİK, ZAİL, ZAİM, ZAİT, ZAKİ, ZALİ, ZALT, ZAMA, ZAMH, ZAMK, ZAMP, ZANK, ZANT, ZAPT, ZARA, ZARB, Devamını Oku »»

3 harfli kelimeler

ZAA, ZAÇ, ZAD, ZAG, ZAĞ, ZAL, ZAM, ZAN, ZAP, ZAR, ZAT, ZAY

2 harfli kelimeler

ZA

Bazı kelimelerin anlamları

ZA

Şaşma ve acıma bildirir ünlem; vah vah, ya!. Dıştan giyilen etek pelerin, çarşaf. Hayvanların boynuna takılan altı açık çan. Her halde, evet öyle. Gösteriş, çalım, giyim kuşam. Süs, boya. Evet, öyle. Kışkırtma, kızdırma için kullanılan ünlem.

ZAMANLAYABİLME

Zamanlayabilmek işi.

ZAHİRYILDIZI

Sabahyıldızı.

ZAYIFLAYABİLMEK

Zayıflama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAFERTEPEÇALKÖY

Kütahya ili, Altıntaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ZAMANDAŞÇILIK

Sahnede aynı zamanda iki olayın gösterilmesi veya kişilerin açık konuşmalarından başka, gizli düşüncelerini de ayrı bir tarzda anlatmaları temeline dayanan yeni tekniğe göre eser yazma çığırı.

ZAKKUMGİLLER

İki çeneklilerden, zakkum, Cezayir menekşesi vb. türleri içine alan familya.

ZAYIFLATABİLME

Zayıflatabilmek işi.

ZAKKUMLAŞMAK

Çok acı bir duruma gelmek.

ZAMANLAYABİLMEK

Zamanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAFERNAMEHAN

Bir toplumda savaş sonrasında, yengi için destanlar okuyup çalgı çalana verilen ad.

ZAYIFLATABİLMEK

Zayıflatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAYIFLAYABİLME

Zayıflayabilmek işi.

ZARKANATLILAR

Birbirine eşit ve zarsı iki çift kanadı olan, tambaşkalaşma gösteren ve arılarla karıncaları da içine alan, ağız yapıları ısırıcı ya da yalayıcı böcekler dizisi. (Otuz bini aşkın türü kapsar.). (Eş anlamlısı: arılar ve karıncalar Hymenoptera), Eklembacaklı hayvanlardan gerçek-eklembacaklılar (Euarthropoda) alt-dalının böcekler (İnsecta) sınıfının kanatlılar (Pterygota) alt-sınıfına giren bir takımı. Vücut bölgeleri belirli olarak ayrılmıştır. Ağız parçaları ısırıcı ve emici tiptedir. Kanatları zar gibi saydam ve az damarlıdır. Gelişmelerinde tüm-başkalaşma vardır. Sıcak severler. Gündüz böcekleridir. Badem arısı (Cimbex quadrimaculatus), bal arısı (Apis mellifica), eşek arısı (Vespa crabro), incir eşek arısı (Blastophaga psenes), toprak yaban arısı (Bombus terrestris), buğday karıncası (Messor semirufus), kırmızı orman karıncası (Formica rufa) iyi bilinen türleridir.

ZAMBAKGİLLER

Bir çeneklilerden, çiğdem, lale, soğan, pırasa, zambak vb. bitkileri içine alan bir familya.

ZAMZAKLANMAK

Saçma sapan konuşmak.

  -   -   -  

Anlamında ZA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIL

Zamir.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AÇIKLANMAK

Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

AÇISAL

Açı ile ilgili, zaviyevi.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

ABAZANLIK

Abazan olma durumu.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

AÇIKLAMA

Açıklamak işi, izah.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADLANMAK

Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.