Sonu YIĞI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yığı" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yığı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yığı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yığı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YIĞI

Başağın taneli kısmı, taneleri. "Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

TAVŞANBIYIĞI

Bir tür yonca.

İMAMKAYIĞI

Tabut.

DENİZŞAKAYIĞI

Kayalıklara yapışık olarak yaşayan, dokunaçları çok ve uzun, güzel renkli bir tür polip (Anemonia actinia).

  -   -   -  

Anlamında YIĞI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YIĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

BIYIKLANMAK

Bıyığı çıkmak, bıyıklı duruma gelmek.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

DÖKME

Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

ÇEKBERİ

Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi.

GÜMÜL

Susam ve ekin demeti veya yığını.

ÇEÇ

Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.

GUANO

Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.

ETEK

Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

DENİZŞAKAYIKLARI

Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.

CEPHE

Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

BIYIKSIZ

Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan.

DOKURCUN

Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.

BIYIKLI

Bıyığı olan.

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

BİRİKMEK

Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.

FUTA

Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik.

BORDA

Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.