YIĞI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yığı" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. yığı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yığı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yığı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YIĞILIVERMEK

11 harfli kelimeler

YIĞIŞTIRMAK, YIĞIŞDIRMAH, YIĞILIVERME

10 harfli kelimeler

YIĞIVERMEK, YIĞIŞTIRMA, YIĞILIŞMAK, YIĞINTILIK, YIĞINAĞACI

9 harfli kelimeler

YIĞINKAYA, YIĞIYANIT, YIĞIVERME, YIĞINTEPE, YIĞILIŞMA

8 harfli kelimeler

YIĞIŞMAK, YIĞIMLIK, YIĞINCAH, YIĞINÇAL, YIĞINTAŞ, YIĞILMAK

7 harfli kelimeler

YIĞINOT, YIĞIŞMA, YIĞIŞIM, YIĞIŞIK, YIĞILIM, YIĞIRIK, YIĞILMA, YIĞINTI, YIĞINLI, YIĞINLA, YIĞILCA, YIĞINAK, YIĞINAH, YIĞIMSA

6 harfli kelimeler

YIĞICI, YIĞILI, YIĞINÇ

5 harfli kelimeler

YIĞIŞ, YIĞIT, YIĞIL, YIĞIN

4 harfli kelimeler

YIĞI

Bazı kelimelerin anlamları

YIĞI

Başağın taneli kısmı, taneleri. "Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.

YIĞINKAYA

Bitlis şehri, Hizan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YIĞIŞMAK

Bir araya gelip toplanmak, birikmek.

YIĞIŞTIRMAK

Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.

YIĞIYANIT

Bir görüşmede görüşmecinin karşılaştığı güç soru ve tutumlara karşı hazır kalıplı yanıtları.

YIĞINTEPE

Ağrı şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YIĞIVERME

Yığıvermek işi.

YIĞIŞTIRMA

Bir gözlem değeri ya da bir kümenin sıklığını kendisini önceleyen tüm öteki sıklıkların toplamı olarak gösterme.

YIĞIVERMEK

Çabucak veya ansızın yığmak.

YIĞIŞDIRMAH

Toplamak.

YIĞINAĞACI

Buğday demetlerini bir araya getirmek için kullanılan bir ucu daha uzunca olan çatal ağaç. (Arok Şarkikaraağaç Isparta).

YIĞILIVERMEK

Ansızın yığılmak.

YIĞILIVERME

Yığılıvermek işi.

YIĞILIŞMA

Yığılışmak işi, izdiham.

YIĞILIŞMAK

Bir yerde birikmek, toplanmak.

YIĞINTILIK

Yak yüklüğü. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

  -   -   -  

Anlamında YIĞI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YIĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÖKME

Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

FUTA

Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik.

ÇEÇ

Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.

BİRİKMEK

Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.

GÜMÜL

Susam ve ekin demeti veya yığını.

BIYIKSIZ

Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

DENİZŞAKAYIKLARI

Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.

DOKURCUN

Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.

BAYGIN

Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.

GUANO

Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.

CEPHE

Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

ÇEKBERİ

Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

BIYIKLANMAK

Bıyığı çıkmak, bıyıklı duruma gelmek.

BIYIKLI

Bıyığı olan.

ETEK

Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.

ÇAPAR

Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

BORDA

Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.